Sabahattin Ali kimdir?
Sabahattin Ali (25 Şubat 1907 – 1 Nisan 1948), hikâye ve romanlarıyla tanınan bir yazardır; şiir de yazdı ve tek şiir kitabı 1934'te çıkan Dağlar ve Rüzgâr'dır. İlk şiirleri Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü'ne göre Çağlayan ve Akbaba dergilerinde yayımlandı.
TEİS, Dağlar ve Rüzgâr'a aldığı toplam yirmi sekiz şiirden yirmi üçünün ana temasını melankolik bir benin ince duyuşları etrafında ördüğünü belirtir; aynı madde kitabın konuşma diline yakın, anlaşılır ve sade bir üslup taşıdığını söyler.
Hayatı ve yaşadığı çevre
25 Şubat 1907'de (Rumî 12 Şubat 1322) Bulgaristan'ın Gümülcine Sancağı'na bağlı Eğridere'de (Ardino) doğdu. Babası Yüzbaşı Ali Selahattin Bey, annesi Hüsniye Hanım'dır; üç çocuklu bir ailenin ilk çocuğuydu.
İlköğrenimine yedi yaşında, 1914'te İstanbul'daki Füyuzat-ı Osmaniye Mektebi'nde başladı; ailenin görev değişiklikleriyle Çanakkale ve Edremit'te sürdürdü, 1921'de Edremit İlkokulu'nu bitirdi. 1922-1926 arasında Balıkesir Muallim Mektebi'nde okudu, 1926'da İstanbul Muallim Mektebi'ne geçti ve 21 Ağustos 1927'de mezun oldu. 1928-1930 arasında Almanca öğrenmek üzere Potsdam ve Berlin'de bulundu, Deutsches Institut für Ausländer'e devam etti.
Öğretmenlik görevleri şunlardır: Yozgat Merkez İlkokulu (1927-1928), Aydın Ortaokulu Almanca öğretmenliği (1930), Konya Ortaokulu Almanca öğretmenliği (1930-1931), Ankara Musiki Muallim Mektebi Türkçe öğretmenliği (1938-1939) ve Konservatuvar (1944).
Üç kez hapis yattı. 1930'da Aydın'da komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle soruşturuldu; dava 9 Eylül 1931'de beraatla sonuçlandı. 22 Aralık 1932'de, Atatürk'ü küçük düşürdüğü ileri sürülen Memleketime Haber şiiri yüzünden tutuklandı; 12 Mayıs 1933'te Sinop Cezaevi'ne nakledildi ve toplam on ay yedi gün yattı. 1947'de Marko Paşa gazetesindeki yazıları nedeniyle mahkûm oldu; 11 Haziran 1947'de Üsküdar'daki Paşakapısı Cezaevi'ne konuldu, 10 Eylül 1947'de tahliye edildi.
Aziz Nesin ile birlikte 1946'da Marko Paşa gazetesini çıkardı. Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü'ne göre 1 Nisan 1948'de Ali Ertekin tarafından yolculuk esnasında öldürüldü.
Şiir anlayışı ve dili
TEİS, şiirlerinde toplumsal bir mesaj kaygısından çok kişisel bir iç dökümün öne çıktığını, Dağlar ve Rüzgâr'daki yirmi sekiz şiirin yirmi üçünde melankolik bir benin ince duyuşlarının esas alındığını belirtir.
Dilini aynı madde yalın, sade ve anlaşılır olarak tanımlar; halkın konuştuğu ve anladığı dili kullanmayı ölçü aldığını, Türkçenin ikilemelerinden ve konuşma dilinden geniş ölçüde yararlandığını söyler.
Bu katalogda Sabahattin Ali şiirlerinde şiir düzeyinde adlandırılmış bir ölçü tanığı bulunmadığından kalıp adı tahmin edilmemiştir; kaynak, kullandığı vezin ve nazım birimleri hakkında bilgi vermez.
Başlıca eserleri ve şiirleri
- Dağlar ve Rüzgâr (1934)Tek şiir kitabı; TEİS'e göre yirmi sekiz şiir içerir.
- Değirmen (1935)Hikâye kitabı.
- Kuyucaklı Yusuf (1937)Romanı; TEİS'e göre 1931'de Aydın Cezaevi'nde tanıştığı Yusuf'un hikâyesinden yola çıkarak yazıldı.
- İçimizdeki Şeytan (1940)Romanı.
- Kürk Mantolu Madonna (1943)Romanı; TEİS Almanya yıllarının izini taşıdığını belirtir.
- Sırça Köşk (1947)Hikâye kitabı.
Edebiyat tarihindeki yeri
Sabahattin Ali'nin adı bugün daha çok romanlarıyla anılır; şiir tarafı ise tek kitaba, 1934 tarihli Dağlar ve Rüzgâr'a dayanır. Hapislik yılları hem hayatının hem yazdıklarının belirleyici bölümüdür: bir şiir yüzünden tutuklanması ve gazete yazıları yüzünden yeniden hapse girmesi, metinlerini dönemin siyasî iklimi bilinmeden okumayı güçleştirir.
Hayat bilgileri TEİS kaydı temel alınarak özetlendi; kesin olmayan biyografik ayrıntılar kesin hüküm olarak sunulmadı.
TEİS kaydını aç ↗