DDizegâhDijital şiir arşivi
← Şairler
Seher Abdal için tipografik S kartı
Tarihsel portre iddiası taşımayan, stilize divan yaprağı ve S harfiyle hazırlanmış yerel tipografik kart.Dizegâh editoryal tasarımı · Proje özgün tasarımı
Şair portresi

Seher Abdal

Bilinmiyor; şiirlerini Seher, Seherî ve Seher Abdal mahlaslarıyla imzalar · 16. yüzyıl (doğum ve ölüm yılı bilinmiyor)

4 şiirin tümünü aç
Bölge
Bilinmiyor
Arşivde
4 şiir
Hayatı ve edebî kişiliği

Seher Abdal kimdir?

Seher Abdal, 16. yüzyılda yaşamış bir Bektaşî şairidir. Elimizde adından başka bir şey yoktur; o ad da bir mahlastır ve şiirlerde üç biçimde geçer: “Seher”, “Seherî” ve “Seher Abdal”. Şiirlerini derleyen Sadettin Nüzhet Ergun, şairi tanıtırken hiçbir tarih vermez ve açıkça “Tezkirelerde hayatı hakkında malûmata rastlamadım” der.

Bilinen her şey metinlerden gelir. Elde olan manzumeler, Ehl-i beyt sevgisini on iki imamı sırayla anarak kuran, aruzun uzun kalıplarını rahat kullanan ve gazelle bentli nazım şekilleri arasında gidip gelen bir şair gösterir. Bu arşivdeki dört metin, o derlemenin Seher Abdal faslından alınmıştır.

Hayatı ve yaşadığı çevre

Seher Abdal'ın hayatı hakkında bugün elde tek bir yakın kayıt vardır ve o kayıt da bir yokluk bildirir. Ergun, “Bektaşî Şairleri ve Nefesleri” adlı derlemesinin bu faslına başlarken şairi yalnız yüzyılıyla anar ve tezkirelerde hayatına dair bilgiye rastlamadığını söyler. Doğum yeri, ölüm yılı, bağlı olduğu dergâh, yetiştirdiği kimse — hiçbiri kayıtlı değildir.

Yüzyılı belirleyen delil metnin dolaştığı yerdir. Ergun, tezkire tarzında düzenlenmiş ve ünlü Bâkî'nin sağlığında yazılmış bir mecmuada (İnkılâp Müzesi, M. Cevdet Kitapları nr. 479) şaire ait bir manzumenin ilk beytinin kayıtlı olduğunu bildirir: “Erişti Fazl-ı rûhânî bize evlâd-i Hayder’den / Alup nûş eyledik vahdet meyin sâkî-i Kevser’den”. Bir 16. yüzyıl mecmuasında yer alması, Ergun'a göre şairin o yüzyıl içinde yaşadığını gösterir; derleyici ayrıca manzumelerini “oldukça muvaffakiyetli” sayar. Bu beyit, arşivdeki birinci şiirin matlaıdır ve iki kayıt arasındaki tek fark “Fazl-ı rûhânî” ile “Fazl-ı Yezdânî” okuyuşudur.

Bir de ayıklanmış bir ad karışıklığı vardır ve bu arşivin şaire tarih yazmamasının asıl sebebi odur. Ergun, tezkirelerde kısaca anılan kişinin Seherî değil Sihrî olduğunu söyler ve bunu “kat'î bir delil” saydığı bir beyitle gösterir: beytin mahlası Sihrî'dir, Seherî değil. Yani tezkirelerde bulunan o kısa biyografi bu şaire ait değildir; ayıklama yapıldıktan sonra Seher Abdal'ın hayatına dair elde hiçbir tarih kalmaz. Bu arşiv de bu yüzden yalnız yüzyılı kaydetmiş, doğum ve ölüm yılı alanını boş bırakmıştır.

Şiirlerinin bugüne gelişi tümüyle derlemecilerin işidir. Ergun, mecmualarda bazı manzumelerine rastlandığını söyler ve kitabının Seher Abdal faslında beş manzume yayımlar; bunları —1— ile —5— arasında numaralandırır, iki tanesinin başına nazım şeklini yazar (“Murabba”, “Müseddes”) ve bir yerde nüsha farkı dipnotu düşer. Bu arşivdeki dört metin o beş manzumenin dördüdür. Şaire ait müstakil bir divan ya da mürettep bir eser bilinmiyor; künyeye bir eser adı yazılmamasının sebebi de bu.

Şiir anlayışı ve dili

Seher Abdal'ın şiirinin iskeleti bir sıralamadır: on iki imam, baştan sona, adlarıyla ve lakaplarıyla anılır. Ali'den başlanır, Hasan ile Hüseyin “Şebpîr ü Şebper” gibi az kullanılan adlarla geçer, Zeynelâbidîn, Bâkır, Ca'fer, Mûsâ-yı Kâzım sıraya girer, sekizinci imam adıyla değil “şâh-ı Horasan” ve “heştüm” diye anılır, Takî, Nakî ve Askerî'nin ardından şiir Mehdî'nin zuhuruyla kapanır. Bu bir liste değildir; her imam bir beytin ya da bir dizenin yerini tutar, sıra bozulmaz ve şiirin sonu zaten en baştan bellidir.

Biçim işçiliği bu düzenin üstüne biner. En dikkat çekici tekniği ikinci gazelde görülür: her beyit, kendisinden önceki beytin son kelimesiyle başlar — kevser, ser, çâker, kemter, efser, Hayder, Şebper, Ca'fer diye giden bir zincir on dört beyti tek halkaya bağlar; iki yerde bağ birebir kelime değil ses benzerliğiyle kurulur (“azher” → “Izhâr”, “Askerî” → “Asker”). Murabbada ise her dize iç kafiyeyle iki yarıya bölünür ve bentler yalnız son dizenin -ân kafiyesiyle tutturulur. Müseddeste tekrar dizeleri şiiri bir yemin cümlesinin çevresinde toplar.

Söz varlığında Hurufî izler vardır ama ölçülüdür: “Fazl” kelimesi ilâhî lütuf ile harflerde saklı bilgiyi birlikte söyler, müseddesteki “noktadan aldım haberi” dizesi haberin harflerin çıktığı yerden geldiğini bildirir. Bunun yanında tekke şiirinin tanıdık ikilisi işler durumdadır: tevellâ ile teberrâ, yani bağlanmak ile ayrılmak. Öğüt söylediğinde tonu somutlaşır — bırakılacak şey gümüş ile altındır, tacın ve kemerin karşısına gönle basılmış bir damga konur. Son beyitlerinde şair adını da aynı şartın altına koyar: can feda edilirse ad defterden silinmez.

Başlıca eserleri ve şiirleri

  • Bektaşî Şairleri ve NefesleriSadettin Nüzhet Ergun'un derlemesi. Kitabın Seher Abdal faslında, eski mecmualardan alınmış beş manzumesi bir arada yayımlanmıştır; bu arşivdeki dört metin oradan gelir. Şaire ait müstakil bir divan ya da mürettep bir eser bilinmiyor.

Edebiyat tarihindeki yeri

Seher Abdal'ın sonraki geleneğe etkisini ölçecek bir zincir kurulamıyor: kendisine bağlanan bir ocak, yetiştirdiği bir talip ya da adına kurulmuş bir kol kayıtlı değil. Elde olan tek dolaşım kanıtı metinlerin kendisidir — bir manzumesinin ilk beyti, Bâkî'nin sağlığında yazılmış bir mecmuaya girmiş, ötekiler eski mecmualardan Sadettin Nüzhet Ergun'un derlemesine geçmiştir. Bugünkü bilinirliği bütünüyle o derlemeye ve oradan aktarılan Vikikaynak kayıtlarına dayanıyor. Adının tezkirelerdeki Sihrî ile karışabilmesi ise kaydın ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor: bir mahlas benzerliği ayıklandığında bu şairin hayatına dair elde hiçbir tarih kalmıyor, yalnız şiirleri kalıyor.

Bektaşîlikon iki imamSeherî
Kaynak ve editoryal not

Hayat bilgileri Vikikaynak kaydı temel alınarak özetlendi; kesin olmayan biyografik ayrıntılar kesin hüküm olarak sunulmadı.

Vikikaynak kaydını aç ↗
Arşivdeki eserleri

Seher Abdal şiirleri

Katalogda aç →

Bir şiir seçin; özgün metin, günümüz Türkçesi, birim yorumları ve kaynak bilgisi aynı okuma sayfasında açılır.

Seher Abdal kataloğundaki 4 şiirin tümünü gör