Aklım fikrim yar eyledim ben sana
Beş dörtlük öğüt, hepsi olumsuz bir yüklemle kapanıyor. Şair önce kendi gönlünün öğüt almadığını söylüyor, sonra pîr bulmayı ticaret diliyle anlatıyor. Sonda sevdiği güzelin Hak yolunda olduğunu bildirip baştaki şikâyetini geri alıyor.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Aklım fikrim yar eyledim ben sana
Öğüt verdim deli gönlüm almadı
Bir kileceği var almış eline
Dünyayı içine koydum dolmadı
1Aklımı fikrimi sana yar ettim;
2öğüt verdim, deli gönlüm dinlemedi.
3Eline bir küçük kile almış;
4dünyayı içine koydum, dolmadı.
- 2
Alması farz imiş sünnettir selam
Hak nurdan yarattı yaz dedi kalem
Bir çiçek yarattı o rabb-ül alem
Onu kokulayan mahrum kalmadı
1Selamı almak farz, vermek sünnetmiş;
2Hak nurdan yarattı, kaleme "yaz" dedi.
3O âlemlerin rabbi bir çiçek yarattı;
4onu koklayan mahrum kalmadı.
Selamı almak farz, vermek sünnet diye başlayan dörtlük; nurdan yaratma, kaleme ‘yaz’ buyruğu ve Rabbin yarattığı çiçeğe geçer. Çiçeği koklayan kişinin mahrum kalmayacağı söylenir; çiçeğin kimliği metin dışından kesinleştirilmez.
- 3
Var bir pire eriş serseri gezme
Gözet gözün onun yolundan azma
Değme bir dükkana yükünü çözme
Burda çok bezirgan bulamadı
1Git bir pîre eriş, başıboş gezme;
2gözünü gözet, onun yolundan sapma.
3Rastgele bir dükkâna yükünü çözme;
4burada çok tüccar kâr bulamadı.
Konuşan bir pîre erişmeyi, başıboş gezmemeyi ve onun yolundan ayrılmamayı öğütler. Yükü rastgele dükkâna indirmeme sözü, pîr seçimini ticaret yolculuğuna benzetir; nice tüccarın burada kâr bulamadığı uyarısıyla kapanır.
- 4
Gençlik yaza benzer kocalık güze
Yüreğim başlıdır dertlerim taze
Boynun eğ de hizmet eyle üstaze
Şeytan benlik ile menzil almadı
1Gençlik yaza benzer, yaşlılık güze;
2yüreğim yaralıdır, dertlerim taze.
3Boynunu eğ de üstada hizmet et;
4şeytan benlikle bir yere varamadı.
İlk dize mevsim benzetmesini kuruyor, ikincisi onu hemen bozuyor: ömür güze dönmüş ama dert hâlâ taze. "Başlı" yaralı demek, baş eski Türkçede yaradır. Son iki dize aynı hastalığın reçetesini ve teşhisini ters sırada veriyor — önce boyun eğmek söyleniyor, sonra benliğin şeytanı bile yolda bıraktığı.
- 5
Kul Himmet'im deste gülü elinde
Daima zikreder hakkı dilinde
Bir güzel sevmişim hakkın yolunda
Hayali gönülden zail olmadı
1Kul Himmet'im, elinde gül destesi;
2dilinde durmadan Hakk'ı zikreder.
3Hakk'ın yolunda bir güzel sevmişim;
4hayali gönülden hiç silinmedi.
Mahlas dörtlüğü üçüncü kişiden birinci kişiye geçiyor: "zikreder" diyen ile "sevmişim" diyen aynı ağız. Başta dinlemeyen deli gönül burada haklı çıkıyor, çünkü sevdiği şey yola aykırı değil. Redif beşinci kez olumsuzlukla kapanıyor ama bu kez olumsuzluk kazanç — silinmemek, dolmamakla aynı ekten geliyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 149805 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı. Üçüncü dörtlüğün son dizesi kaynakta on iki hece, şiirin geri kalanı on bir; aksaklık düzeltilmedi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Şikâyet sevgiliye değil kendi gönlüne: öğüdü almayan, dinlemeyen o. İkinci yarıda somut bir kap çıkıyor ortaya — kile, tahıl ölçmeye yarayan tahta ölçek. Dünyayı içine koyup dolmadığını görmek gönlü hacmi olmayan bir kap olarak tanımlıyor. Koşma bir öğüt şiiri gibi açılıp ölçüsüzlük tarifine dönüyor.