DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Bed zebânım gelmiş ol perî rüya
Şiir · 17. yüzyıl

Bed zebânım gelmiş ol perî rüya

“Bed zebânım” iyelikli yüzeyinin kişi bağı açıkken peri yüzlü sevgili kötü huylu dosta güvenmiştir. Kendini arif sayan çevre tuzağa düşer; sevgili hayırsızın sözüne inanıp yabancılaşır. Şarap âlemi kimini mest, kimini mahzun eder; rakip içtiğini hakikat kadehi diye över ve hikmet taslar. Ömer keremsizlerden el çeker, gönlünü Rüstemlerle ilişkisi açık bir yoklamadan geçirir. Son dizedeki üçüncü kişi “şâhânelenmiş” yüzeyi kimin başına ve nasıl bağlandığı kesinlenmeden korunur.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Bed zebânım gelmiş ol perî rüya

    İ’timâd eylemiş yâr-ı bedhûya

    1‘Bed zebânım’ o peri yüzlü sevgiliye gelmiş [iyelik ve kişi bağı açık];

    2Sevgili de kötü huylu dosta güvenmiş.

    “Bed zebânım” yüzeyindeki iyelik bunun konuşanın kötü dili mi, başka bir kişi mi olduğunu kesinleştirmeye izin vermez. Peri yüzlü sevgilinin bedhuya güvenmesi açıktır; ilk dize üçüncü kişiye çevrilmeden aparatlı tutulur.

  2. 2

    Men ârifim deyu

    Dâma düşmüş gördüm yâr dânelenmiş

    1‘Ben arifim’ diyerek rind tavrına bürünmüş;

    2Sevgilinin tuzağa düşüp yemlendiğini gördüm.

    Kişinin kendini arif ilan edip rind tavrına bürünmesi, gerçek irfanın dış görünüşle taklit edilmesini eleştirir. Tuzağa düşen ve dane yiyen sevgili görüntüsü, kandırılmayı avcılık diliyle anlatır; âşık bunu dışarıdan görür.

  3. 3

    Nâhalefin sözün hakîkî sanıp

    Yâr o bed fiâle kendin inanıp

    1Hayırsızın sözünü gerçek sanıp;

    2Sevgili o kötü fiile ‘kendin’ inanmış [dönüşlülük ve kişi bağı açık].

    Nâhalefin sözü hakikat sanıldığı için yanlışın kaynağı kötü tanıktır. “Kendin inanıp” yüzeyi sevgilinin kendisinin inanması, kendini inandırması veya başka kişi bağı taşıyabilir; modern ve yorum tek dönüşlülüğü seçmez.

  4. 4

    Göz göze ateşi mekrine yanıp

    Yüz çevirmiş bizden bîgânelenmiş

    1Göz göze, hile ateşine yanıp;

    2Bizden yüz çevirip yabancılaşmış.

    Göz göze gelme yakınlık belirtisi olması gerekirken burada hile ateşine yanmanın aracıdır. Bunun ardından sevgilinin konuşandan yüz çevirmesi ve bigâneleşmesi, rakibin etkisini bir bakıştan kalıcı yabancılığa taşır.

  5. 5

    Eylemiş âlemi kendüye meftun

    Şerâba meyletmiş ruhleri

    1Bütün âlemi kendine tutkun etmiş;

    2Şaraba yönelmiş, yanakları gül renkli olmuş.

    Sevgilinin âlemi meftun etmesi güzelliğinin geniş gücünü gösterir, fakat kendi seçimi şaraba yönelmektir. Yanakların gül rengine dönmesi doğal güzellik ile içkinin kızıllığını üst üste getirir ve sebebi özellikle açık bırakır.

  6. 6

    Kimisi işrette kimisi mahzun

    Harâmî dîdeler mestânelenmiş

    1Kimisi eğlencede, kimisi üzgün;

    2Haydut bakışlar sarhoşlaşmış.

    Aynı işret ortamı herkese tek duygu vermez: bir kesim eğlenirken bir kesim mahzundur. Harami gözlerin mestaneleşmesi, bakışları yağmacı ve sarhoş yapar; meclisteki seyretme eylemi bile güvenilmez bir saldırı niteliği kazanır.

  7. 7

    Ol rakîb yâr ile meyi

    Hakîkat câmıdır içtiğim deyi

    1O rakip sevgiliyle şarap içip;

    2‘İçtiğim hakikat kadehidir’ diyerek;

    Rakibin sevgiliyle birlikte mey içmesi, konuşanın dışlandığı yakınlığı görünür kılar. İçtiğini hakikat kadehi sayması ise dünyevî sarhoşluğu tasavvuf diliyle meşrulaştıran bir övünmedir; şiir bu iddiayı rakibin ağzında bırakır.

  8. 8

    Kondurur içmezden bize noktayı

    Dem urur hikmetten dîvânelenmiş

    1Daha içmeden bize kusur kondurur;

    2Hikmetten söz açar, divaneleşmiş.

    Rakip kendisi içmeden önce konuşana nokta, yani kusur kondurur; yargısı deneyimden değil peşin hükümdendir. Hikmetten dem vururken divaneleşmesi, bilgelik iddiası ile akılsız davranış arasındaki çelişkiyi keskinleştirir.

  9. 9

    Ey Ömer el çektim bîkeremlerden

    Yokladım gönlümü bu Rüstemlerden

    1Ey Ömer, cömertliksiz kişilerden el çektim;

    2Gönlümü bu Rüstemlerden yokladım [ayrılma/ölçme yönü açık].

    Mahlaslı ses keremsizlerden el çekerek karşılıksız çevreyle bağını koparır. Gönlü Rüstemlerden yoklama ifadesi ayrılma, ölçme veya sınama yönlerine açıktır; “karşısında” ilişkisi kaynakta yokken eklenmez.

  10. 10

    eyledim ben o demlerden

    El çekip başıma şâhânelenmiş

    1O eski zamanlardan vazgeçtim;

    2El çekip başına ‘şâhânelenmiş’ [kişi ve eylem bağı açık].

    Eski demlerden feragat eğlenceyi geride bırakılmış dönem sayar. Son dizedeki “şâhânelenmiş” üçüncü kişi biçimindedir; bunu konuşanın kendi başına şah kesilmesi diye birinci kişiye çevirmeden, baş ve eylem bağı açık bırakılır.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 No.141 gövdesinde “Ey Ömer el çektim bîkeremlerden” mahlası görünür.

Atıf kanıtını aç ↗

Kaynak sürümü ergun1936-n141-A51C3191C4E3. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.141, PDF 170; 10 iki dizelik birim/20 dize. Tarama yeniden dağıtılmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBedduâ etmem sana Mevlâ’ya saldım ben seniÂşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

bed zebân

Kötü dilli.

bedhû

Kötü huylu.

rindânelenmiş

Rind tavrına bürünmüş.

nâhalef

Hayırsız kimse.

bîgâne

Yabancı.

gülgûn

Gül renkli.

nûş edip

İçip.

ferâgat

Vazgeçme.