DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Cenab Şahabeddin/Bilmem Kiminçün Ağlarım?
Muhammes · 19. yüzyıl

Bilmem Kiminçün Ağlarım?

Dört bendin hepsi aynı dizeyle kapanır; ağlamanın sebebi hiçbirinde kesinleşmez. Şiir gündoğumundan günbatımına ilerler, son bentte celâl, kelâl, melâl ve hayâli aynı ‘hîç’ sözüne bağlayarak soruyu yanıtsızlığın kendisine taşır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Seyre daldıkça cihânı -i hayret-verim

    Yâda akseyler hayâl-i hâl-i sevdâ-perverim

    -i sevdâ olunca -i aşk-âverim

    Encüm-i aşk-ı melâl-efzâ-yı hande ahterim

    "Ağlarım ammâ niçin bilmem kiminçün ağlarım'?!

    1Hayret veren gözüm cihanı seyre daldıkça,

    2sevda besleyen hâlimin hayali hatırıma vurur.

    3Aşk getiren doğum yerim sevdanın batısı olunca,

    4gülüş yıldızım hüzün artıran aşkın yıldızları olunca,

    5"Ağlarım ama niçin, kim için ağlarım, bilmem!"

    Bendin dört dizesi de yan cümle: "daldıkça", "olunca". Asıl yüklem nakaratta, tırnak içinde geliyor; şiir cümlesini dört kez erteliyor. Doğu ile batı çifti sevdanın doğuşunu ve batışını tek dizeye sığdırıyor, ardından gülüş yıldızı hüzün yıldızına dönüşüyor.

  2. 2

    Arzedince rûy-ı pertev-bârını -i münîr

    eyz-i âlem-tâbdan olmaz mı âlem müstenîr?

    Böylece oldukça mağrûk-ı safâ bâlâ vü zîr

    Nâle-i samt-ı tulû '-ı olunca

    "Ağlarım ammâ niçin bilmem kiminçün ağlarım!?”

    1Parlak güneş ışık saçan yüzünü gösterince,

    2âlemi aydınlatan o feyizle âlem ışık almaz mı?

    3Böylece yukarı ve aşağı safaya batmış dururken,

    4güneşin doğuşundaki sessizliğin iniltisi kulağa gelince,

    5"Ağlarım ama niçin, kim için ağlarım, bilmem!"

    Bu bent gündoğumunu kurar. Âlemi aydınlatan feyizden âlemin ışık alıp almadığı sorulur; ardından ‘nâle-i samt’, yani sessizliğin iniltisi işitilir. Işığın çoğaldığı anda iniltinin duyulması, bendin aydınlık ile hüznü aynı sahnede tutmasını sağlar.

  3. 3

    Eyliyorken âfitâb-ı âlem-ârâ

    Garbda bin reng-i hüzn-efzâ alır her bir

    Seyrederken levha-i âfâkı ben bî-ıztırâb

    Hâl-i kasvet-bahşı eyler gönlümü kasvet-meâb

    "Ağlarım ammâ niçin bilmem kiminçün ağlarım!?”

    1Âlemi süsleyen güneş perdeye çekilirken,

    2batıda her bulut hüzün artıran bin renk alır.

    3Ben ufukların levhasını ıstırapsız seyrederken,

    4o kasvet veren hâl gönlümü kasvet yurdu eder.

    5"Ağlarım ama niçin, kim için ağlarım, bilmem!"

    İkinci bendin güneşi burada perdeye çekiliyor; şiir gündoğumundan günbatımına geçiyor. Üçüncü dize önemli: şair kendini "bî-ıztırâb" ilan ediyor, sarsılmadan bakıyor. Kasveti gönle taşıyan onun duygusu değil, manzaranın kendisi oluyor — tabiat ruh hâlini önden söylüyor.

  4. 4

    Nerde manzûr olsa bir hâif celâl-i hîç hiç

    Kimde görsem tâb-perver bir -i hîç hiç

    Nerde görsem hande-âver bir melâl-i hîç hiç

    Zulmet-i leyl içre görsem bir hayâl-i hîç hiç

    "Ağlarım ammâ niçin bilmem kiminçün ağlarım!?”

    1Nerede korkulu bir hiçlik celâli görünse,

    2kimde ışık besleyen bir hiçlik yorgunluğu görsem,

    3nerede gülümseten bir hiçlik hüznü görsem,

    4gecenin karanlığında bir hiçlik hayali görsem,

    5"Ağlarım ama niçin, kim için ağlarım, bilmem!"

    Dört dize ‘hîç hiç’ ile kapanır; celâl, kelâl, melâl ve hayâl aynı kafiyede hiçliğe bağlanır. Nakarattaki ‘kiminçün’ sorusu böylece belirli bir kişiyle değil tekrar edilen hiç sözüyle karşılanır. Kaynaktaki daha kısa dize yapısı sourceNote'taki haliyle korunur.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 142959 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı. Metnin başındaki başlık tekrarı ("Bilmem kiminçün aglarım?") dize olmadığı için alınmadı. İkinci bendin ikinci dizesi kaynakta "eyz-i âlem-tâbdan" diye başlıyor, baştaki F basımda düşmüş; düzeltilmedi. Nakaratın tırnak işaretleri, ilk bentteki fazla kesme ("ağlarım'?!") ve "tulû '-ı" yazımındaki boşluk olduğu gibi korundu. Dördüncü bendin dört dizesi de ölçüde bir hece kısa.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBir kitâbe-i seng-i mezâr
Ey pîr-i cinân-perest gâfil!
Cenab Şahabeddin · Manzume

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

dîde

Göz

hâver

Doğu, güneşin doğduğu yer

mağrib

Batı, güneşin battığı yer

mihr

Güneş

ihticâb

Perdeye çekilme, gizlenme

sehâb

Bulut

gûş-gîr

Kulağa gelen, işitilen

kelâl

Yorgunluk, bitkinlik