DDizegâhDijital şiir arşivi
Sone · 20. yüzyıl

Akşam

On dört dizelik bir sone: ilk iki bent akşamın çöküşünü dışarıdan bir manzara olarak kuruyor, son bent bu manzarayı içeri alıyor. Kaval, ezgi ve rüzgârla gelen inleme, sonunda gölün yerine şairin kalbinde dalgalanıyor.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Sâkin bir akşamın -i erguvânını

    Yırtarken ihtiraz ile ,

    Duşunda bir günün yükü, bir zıll-ı pür tâb

    Sevk eyliyor ufuklara pây-i girânmı.

    1Sakin bir akşamın erguvan renkli perdesini

    2gecenin kara eli çekinerek yırtarken,

    3omzunda bir günün yükü olan, parıltıyla dolu bir gölge

    4ağır ayağını ufuklara doğru sürüyor.

    Sone bir yırtılma hareketiyle açılıyor: akşamın erguvan tülünü gecenin kara eli yırtıyor. "İhtiraz" çekinme demek; gece bile bu perdeye tereddütle dokunuyor, böylece akşam bir çöküş değil isteksiz bir devir teslim oluyor. Günün kendisi de yolcuya benzetiliyor — omzunda yük, ayağı ağır.

  2. 2

    Tâ nokta-yi gurûba yakın mâi bir

    Ateşli gamzelerle süzer âşiyânları;

    Gûya bütün kucaklamak ister cihânları

    Yorgun kanatlarıyle uzaktan bir .

    1Tâ batış noktasına yakın, mavi bir bulut

    2ateşli süzgün bakışlarla kuş yuvalarını süzer;

    3sanki bütün dünyaları kucaklamak ister

    4uzaktaki bir değirmen, yorgun kanatlarıyla.

    İkinci dörtlük gökyüzüne bakıyor: batışa yakın mavi bir bulut, yuvaları "ateşli gamzelerle" süzüyor. Bulutun bakışı flörtvari, hareketi ağır; son dizede bu ağırlık uzaktaki değirmenin yorgun kanatlarıyla eşleşiyor. Kucaklamak isteyip yetişemeyen kanat, bendin bütün duygusunu tek imgede topluyor.

  3. 3

    Nâlende bir kaval sesi etrafı inletir;

    Nâlende bir ile bâd-i garîb-i şâm

    Estikçe, gölde titreşir emvâc-ı pür-garâm...

    Akşam, hayâtımın şu sükûnetli hâlidir:

    1İnleyen bir kaval sesi etrafı inletir;

    2inleyen bir ezgiyle akşamın garip rüzgârı

    3estikçe, gölde tutkuyla dolu dalgalar titreşir…

    4Akşam, hayatımın şu durgun hâlidir:

    Manzaraya ses giriyor: kaval, sürûd, akşam rüzgârı. "Nâlende" — inleyen — iki dizenin başında tekrarlanıp sahneyi bir ağıt zeminine oturtuyor. Dördüncü dize bakışı içe çeviriyor ve iki nokta üst üste ile hükmünü veriyor: akşam artık dışarıda bir vakit değil, şairin hâlinin adıdır.

  4. 4

    Nâlende bir ile bir yâd-ı pür hazen

    Ba'zan olur -yi kalbimde .

    1İnleyen bir ezgiyle hüzün dolu bir anı

    2kimi zaman kalbimin gölünde dalgalanır.

    Kapanış beyti üçüncü kez "nâlende bir sürûd" diyerek dönüyor, ama ezgi bu kez gölde değil kalpte dalgalanıyor. "Buhayre" küçük göl demek; ilk bentlerin dış manzarası böylece iç manzaraya çevrilip sone kapanıyor. "Ba'zan" kaydı ise hüznü sürekli değil, gelgitli gösteriyor.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 70878 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı. Dördüncü dizedeki "pây-i girânmı" hem dilbilgisi hem kafiye (erguvânını) bakımından "girânını" olmalı; dizgi hatası olduğu gibi bırakıldı. "tütuk", "Duşunda" ve "mâi" kaynaktaki eksik şapkalarıyla korundu; "zıll-ı pür tâb", "pür-garâm" ve "pür hazen" tamlamalarının kimi yerde tireli kimi yerde ayrı dizilmesine dokunulmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBirlikte
Birlikte açılmış iki zambak gibi hem-ser,
Tevfik Fikret · Manzume

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

tütuk

Perde, örtü

dest-i siyâh-ı şeb

Gecenin kara eli

sehâb

Bulut

âşiyân

Kuş yuvası

âsiyâb

Değirmen

sürûd

Ezgi, şarkı

buhayre

Küçük göl

mevc-zen

Dalgalanan, dalga vuran