DDizegâhDijital şiir arşivi
2 bölümlü şiir · 20. yüzyıl

Dalga

Bir resmin mavisine dalarak tekne olma hayali kurar; deniz düşlerini yalan diye bozduktan sonra görüntülerden sıyrılıp insan gibi yaşama isteğine varır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    sanmak için kendimi

    Ne kâğıt isterim, ne kalem;

    Parmaklarımda cıgaram,

    Dalar giderim mavisinden içeri

    Karşımda duran resmin.

    1Kendimi mutlu sanmak için

    2Ne kâğıt isterim, ne kalem;

    3Parmaklarımda sigaram,

    4Dalar giderim mavisinden içeri

    5Karşımda duran resmin.

    Açılış mutluluğu bir kazanım değil bir sanma işi olarak koyar: kendini mesut sanmak. Bunun için kâğıt ve kalem, yani şiirin araçları reddedilir; elde kalan tek nesne parmaklardaki sigaradır. Dalış da denize değil, karşıda asılı duran bir resmin mavisine yapılır.

  2. 2

    Giderim, deniz çeker;

    Deniz çeker, dünya tutar.

    İçkiye benzer bir şey mi var,

    Bir şey mi var ki havada

    Deli eder insanı, sarhoş eder?

    1Giderim, deniz çeker;

    2Deniz çeker, dünya tutar.

    3İçkiye benzer bir şey mi var,

    4Bir şey mi var ki havada

    5Deli eder insanı, sarhoş eder?

    Burada fiiller birbirini çeker: giderim, deniz çeker, deniz çeker, dünya tutar. Aynı sözcüğün iki dizede tekrarı hareketi bir zincire dönüştürür. Ardından gelen iki soru sarhoşluğun kaynağını içkiye değil havaya bağlar ve nedeni bulamadan bırakır.

  3. 3

    Bilirim, yalan, hepsi yalan;

    olduğum, tekne olduğum yalan;

    Suların kaburgalarımdaki serinliği,

    İskotada uğuldayan rüzgâr,

    Haftalarca dinmeyen motor sesi,

    Yalan.

    1Bilirim, yalan, hepsi yalan;

    2Taka olduğum, tekne olduğum yalan;

    3Suların kaburgalarımdaki serinliği,

    4Yelken halatında uğuldayan rüzgâr,

    5Haftalarca dinmeyen motor sesi,

    6Yalan.

    Bölüm tek bir sözcüğün etrafında kurulur: yalan. Önce hüküm verilir, sonra yalan sayılan şeyler tek tek sayılır — taka olmak, kaburgalardaki serinlik, halattaki rüzgâr, dinmeyen motor sesi. Sıralamanın sonunda o sözcük tek başına bir dize olarak yeniden düşer.

  4. 4

    Ama gene de,

    Gene de güzel günler geçirebilirim;

    Geçirebilirim bu mavilikte,

    Suda yüzen karpuz kabuğundan farksız,

    Ağacın gökyüzüne vuran ,

    Her sabah erikleri saran buğudan,

    Buğudan, sisten, ışıktan, kokudan...

    1Ama gene de,

    2Yine de güzel günler geçirebilirim;

    3Geçirebilirim bu mavilikte,

    4Suda yüzen karpuz kabuğundan farksız,

    5Ağacın gökyüzüne vuran aksinden,

    6Her sabah erikleri saran buğudan,

    7Buğudan, sisten, ışıktan, kokudan...

    İtiraf edilen yalanın hemen ardından gelen “ama gene de” hayali geri çağırır. Bu kez kendini tekneye değil, suda yüzen karpuz kabuğuna, yansımaya, buğuya benzetir. Sıralama ağırlıktan hafifliğe doğru gider ve üç noktayla, yani bitmeden biter.

  5. 5

    Ne kâğıt yeter ne kalem,

    sanmam için kendimi.

    1Ne kâğıt yeter ne kalem,

    2Mesut sanmam için kendimi.

    İkinci bölüm şiirin ilk iki dizesini bilerek tekrarlar, ama kipini değiştirir: “isterim” gitmiş, yerine “yeter” gelmiştir. Aynı sözler bu kez arzuyu değil yetersizliği söyler; kâğıtla kalemin reddi, artık bir tercih değil bir çaresizlik olarak okunur.

  6. 6

    Bunların hepsi... Hepsi .

    Ne takayım, ne tekneyim.

    1Bunların hepsi... Hepsi fasa fiso.

    2Ne takayım, ne tekneyim.

    İki kısa dize önceki bütün görüntüleri tek hamlede süpürür: fasa fiso. Ardından şiirin başındaki özdeşlik açıkça bozulur — ne taka ne tekne. Reddediş burada listelemeden değil, olumsuzlamanın kendisinden güç alır.

  7. 7

    Öyle bir yerde olmalıyım,

    Öyle bir yerde olmalıyım ki,

    Ne karpuz kabuğu gibi,

    Ne ışık, ne sis, ne buğu gibi...

    İnsan gibi.

    1Öyle bir yerde olmalıyım,

    2Öyle bir yerde olmalıyım ki,

    3Ne karpuz kabuğu gibi,

    4Ne ışık, ne sis, ne buğu gibi...

    5İnsan gibi.

    Kapanış aynı dizeyi bir kez daha, bu sefer “ki” ekleyerek söyler ve cümleyi asılı bırakır. Aranan yer neyin benzeri olmadığıyla tarif edilir: karpuz kabuğu değil, ışık değil, sis değil. Bütün benzetmeler elendikten sonra kalan tek karşılaştırma insanın kendisidir.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'ın 133733 numaralı sabit revizyonu 32 şiir dizesi içerir; “II” işareti 24. dize öncesinde bölüm sınırıdır. Kaynak şiir düzeyinde adlandırılmış bir ölçü kalıbı vermez.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirİhtimal ki şu anda o,Orhan Veli Kanık · Serbest şiir

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

mesut

Mutlu

cıgara

Sigara

taka

Küçük kıyı teknesi

iskota

Yelkeni ayarlayan halat

fasa fiso

Boş, önemsiz söz veya şey

aksinden

Yansımasından; bir görüntünün geri dönüşünden