DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Ey bana kan ağladan mekkâre senden çektim el
Şiir · 17. yüzyıl

Ey bana kan ağladan mekkâre senden çektim el

Konuşan kendisine kan ağlatan hilekâr sevgiliden el çektiğini söyler; “bana ikrâra” yüzeyinin kişi ve eylem bağı açık tutulur, sevgilinin rakibe yöneldiği belirtilir. Aşk uğruna yas tutarken her an sövülür, ayrılık hançeri göğsünü yüz parçaya böler ve son anda sevgili gelmez. Önceden bu kadar vefasız olduğunu bilmediği sevgilide hakikat bulunmadığı söylenirken “vare” yüzeyi korunur. Güzellik bağını koruyup her emre itaat eden Ömer, sevgilinin vazgeçtiği haberi üzerine kendisi de el çeker.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ey bana kan ağladan senden çektim el

    Durmadan gittin bana senden çektim el

    1Ey bana kan ağlatan hilekâr, senden el çektim;

    2“Durmadan gittin bana ikrâra” [kişi ve eylem bağı açık]; senden el çektim.

    Mekkâre sevgili konuşana kan ağlatır; ilk “senden çektim el” ilişkinin sınırına gelindiğini ilan eder. “Durmadan gittin bana ikrâra” diziminde ikrarın kişi ve eylem bağı tanıksız çözülmez; bozulmuş söz olayı eklenmez.

  2. 2

    Gel benim cânım dedikçe gelmez oldun yanıma

    Çünki meylin var imiş ağyâra senden çektim el

    1‘Gel canım’ dedikçe yanıma gelmez oldun;

    2Meğer rakibe yönelmişsin, senden el çektim.

    Konuşan “gel benim canım” diye yakınlık kurdukça sevgili gelmemeye başlar; çağrı karşılıksızdır. Sebep olarak ağyâra meyil öğrenilir, böylece el çekme geçici nazdan değil yönün rakibe çevrildiği bilgiden doğar.

  3. 3

    Bana nisbet eyleyip sövmektesin her dem beni

    Ben ederken ile ye’s ü mâtemi

    1Bana “nisbet” edip her an sövüyorsun [bağ ve isnat olasılığı açık];

    2Ben aşk gayretiyle ümitsizlik ve yas yaşarken.

    “Bana nisbet eyleyip” bağ kurma veya isnat etme alanlarını birlikte taşır; modern aktarım yalnız bağ anlamına kapanmaz. Sonuç her dem sövülmektir, konuşan ise aynı sırada gayret-i aşk, yeis ve matem içindedir.

  4. 4

    Hançer-i hicrân ile kıldın sînemi

    Son deminde gelmedin bîmâra senden çektim el

    1Ayrılık hançeriyle göğsümü yüz parçaya böldün;

    2Son anında hastaya gelmedin, senden el çektim.

    Hançer-i hicran sineyi “sad pâre”, yüz parça eder; ayrılık tek kesi değil parçalanmadır. Sevgilinin son demde hastaya gelmemesi, merhametsizliği en acil zamanda yokluk üzerinden kesinleştirir ve nakaratı gerekçelendirir.

  5. 5

    Kendine mâil görünce ey beni

    Ol kadar cevreyledin bir zerre hâk ettin beni

    1Ey cefa meslekli, beni kendine yönelmiş görünce;

    2O kadar eziyet ettin ki beni bir zerre toprak ettin.

    Cefa-pîşe sevgili eziyeti meslek edinmiş kişi gibi tanımlanır; konuşanın kendisine meylini görünce bunu artırır. Sonuç bir zerre hâk olmaktır, insan bedeni ve değeri küçücük toprağa indirgenir.

  6. 6

    Tâ bu denlu bîvefâ bilmezdim evvel ben seni

    Yoğimiş asla hakîkat vare senden çektim el

    1Seni önceden bu denli vefasız bilmezdim;

    2Meğer hiç hakikat yokmuş; “vare” [basılı yüzey kapalı]; senden el çektim.

    “Evvel bilmezdim” vefasızlığın sonradan deneyimle öğrenildiğini bildirir. Hakikat yokluğu söylenirken basılı “vare” yüzeyi modern ve yorumda görünür tutulur; anlamı tahminle silinmez, el çekme kararı ayrı nakarat olarak kalır.

  7. 7

    Bâğ-ı hüsnün bir zaman eyledim

    Her ne emrettinse ben bende itâat eyledim

    1Güzellik bağını bir zaman koruyup gözettim;

    2Ne emrettiysen kul olarak itaat ettim.

    Konuşan güzellik bağını hem hıfz hem haraset etmiştir; koruma iki fiille uzun hizmete dönüşür. Sevgilinin her emrine bende olarak itaat etmesi, ayrılığın ilgisizlikten değil karşılığı verilmeyen sadık emekten doğduğunu gösterir.

  8. 8

    Der imişsin gayri Ömer’den

    Sağ esen ol ben de ey senden çektim el

    1‘Artık Ömer’den vazgeçtim’ diyormuşsun;

    2Sağ esen ol ey ay parçası, ben de senden el çektim.

    Sevgilinin Ömer’den feragat ettiği doğrudan yüzüne değil aktarılan “der imişsin” haberiyle gelir. Ömer de mehpâreye beddua etmez, sağ esen ol der; karşılıklı vazgeçişi esenlik dileğiyle kapatır.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 No.372 gövdesinde “Der imişsin gayri Ömer’den ferâgat eyledim” mahlası görünür.

Atıf kanıtını aç ↗

Kaynak sürümü ergun1936-n372-86DDF0F902EB. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.372, PDF 296–297; 8 iki dizelik birim/16 dize. Tarama yeniden dağıtılmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirEy benim serv-i revânım varıma sensin sebebÂşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

mekkâre

Hilekâr.

ikrâra

Verilen söze/kabule.

gayret-i aşk

Aşk uğruna çaba.

sad pâre

Yüz parça.

cefâ pîşe

Cefayı meslek edinmiş.

hıfz u harâset

Koruma ve gözetme.

ferâgat eyledim

Vazgeçtim.

mehpâre

Ay parçası, ay yüzlü.