DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Ey dişleri lûlû bedeni sîm ağa yollum
Şiir · 17. yüzyıl

Ey dişleri lûlû bedeni sîm ağa yollum

İnci dişli, gümüş bedenli sevgiliye başını teslim eden âşık, lütfun rakibe ayrılmasından yakınır. Vefa dersini bilmeyen muhatabı sorgular; bahar gelmeden doğru makamı öğretmemesini ve gonca dudağı bülbüle pay etmesini ister.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ey dişleri bedeni ağa yollum

    Kıldım serimi yoluna teslîm ağa yollum

    1Ey dişleri inci, bedeni gümüş ağa yollum,

    2başımı senin yoluna teslim ettim, ağa yollum.

    Dişler inciye, beden gümüşe benzetilir; “ağa yollum” birleşik hitabı anlamı kesinleştirilmeden nakarat olarak korunur. İkinci dizede konuşan başını sevgilinin yoluna teslim eder. Güzellik övgüsü böylece doğrudan kulluk ve fedaya bağlanır.

  2. 2

    Ağyâra tamâm eyleyesin lûtfunu dâim

    Geldikçe bize bir ağa yollum

    1Lütfunu yabancılara her zaman eksiksiz veriyorsun;

    2bize gelince ancak yarım bir bakış düşüyor, ağa yollum.

    Sevgilinin lütfu rakiplere tam ve sürekli ulaşırken konuşana yalnız yarım bir bakış düşer. “Nigeh-i nîm” ölçülü bir eksikliği anlatır. Birim kıskançlığı soyut bırakmaz; dağıtılan ilginin tamlık ve yarımlık farkıyla haksızlığı görünür kılar.

  3. 3

    Bir doğru elif okumadı

    Yâ cevri kim etti sana ağa yollum

    1Vefa kitabından tek bir doğru elif bile okumadın.

    2Yoksa sana cefayı kim öğretti, ağa yollum?

    Vefa bir kitabın ilk harfi gibi düşünülür, fakat sevgili bu kitaptan doğru bir elif bile okumamıştır. Ardından cefayı ona kimin öğrettiği sorulur. Eğitim dili, sevgilinin iyiliği öğrenmemiş fakat eziyette ustalaşmış oluşunu hicveder.

  4. 4

    ermeden öğretme de

    Şol gonca lebin bülbüle taksîm ağa yollum

    1Bahar günleri gelmeden doğru makamı öğretme de

    2şu gonca dudağını bülbüle paylaştır, ağa yollum.

    Bahar gelmeden “rast”ı öğretmeme buyruğu hem doğruluk hem makam çağrışımı taşır; tek bir anlam zorlanmaz. Gonca dudak bülbüle pay edilirken mevsim, musiki ve aşk meclisi birleşir. Dudağın gerçek bir bölüşüm nesnesi olduğu iddia edilmez.

  5. 5

    İncitme küsme başınçün

    Gel seyyidim efendim ağa yollum

    1‘İncitme Ömer âşıkına küsme başınçün’ dizesinde hitap, iyelik ve emirlerin yönü kapalıdır.

    2Yanına gel, seyyidim, efendim, ağa yollum.

    Mahlaslı ilk dize Ömer, ‘âşıkına’, incitme ve küsme emirleriyle ‘başınçün’ yemin-hitap yüzeyini art arda getirir; noktalama ile iyelik yönü tek tanıkta kesin değildir. İkinci dize muhatabı ‘seyyidim, efendim’ sözleriyle yanına çağırır. Yorum ilk dizeyi ‘âşığın Ömer’i’ diye sahiplik ilişkisine kapatmaz.

Kavram sözlüğü (9) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 şiir No.210 Âşık Ömer bölümündedir ve gövdede Ömer mahlası açıkça görünür.

Atıf kanıtını aç ↗

Kaynak sürümü ergun1936-n210-15AD469E4DCC. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.210, PDF 197–198; 5 iki dizelik birim/10 dize. Tarama yeniden dağıtılmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirEy Efendim Derde Düştüm Bir Devâ Bilmez misin
Ey efendim derde düştüm bir devâ bilmez misin
Âşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

9 kavram bulundu.

lûlû

İnci.

sîm

Gümüş.

nigeh-i nîm

Yarım bakış.

bâb-ı vefâdan

Vefa kitabının bölümünden.

ta’lîm

Öğretme.

Eyyâm-ı bahâr

Bahar günleri.

rastı

Doğruyu; ayrıca musiki makamı çağrışımı.

nezdine

Yanına, huzuruna.

Ömer âşıkına

Mahlas, ‘âşıkına’ ve emirlerin noktalama veya iyelik bağı basılı tanıkta kapalı kalan yüzey.