DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Kış mevsimi gitti, bahar günleri geldi
Şiir · 17. yüzyıl

Kış mevsimi gitti, bahar günleri geldi

Şair kışın çekilip dünyanın baharla gülmesini anlatır. Güneş, erguvan, nergis, gonca, gül ve bülbül canlı bir eğlence meclisi kurar; gaflet uykusundakiler yeniden yiyip içmeye başlar. Âşık Ömer gamı bırakıp kadehi elden düşürmemeyi öğütler; baharın lütfu gönül aynasındaki elem tozunu siler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Gitti geldi bahâr eyyâmıdır

    Rûy-i âlem açılup güldü bahâr eyyâmıdır

    1Kış vakti geçti, bahar günleri geldi.

    2Dünyanın yüzü açılıp güldü; bahar günleridir.

    Kışın gidişi dünyanın yüzünün açılıp gülmesiyle görünür olur. Bahar yalnız takvim değişikliği değildir; kapanmış yüzün canlanması, kırların değer kazanması ve çevrenin cennete benzemesidir.

  2. 2

    Kevn ü sahrâlar şeref buldu bahâr eyyâmıdır

    Her taraf cennet misâl oldu bahâr eyyâmıdır

    1Bütün kırlar değer kazandı; bahar günleridir.

    2Her yan cennet gibi oldu; bahar günleridir.

    Kırlar ile bozkırların şeref bulması, baharın etkisini bahçenin dışına taşır. Her tarafın cennet sayılması renk ve canlılıkta kurulan bütüncül dönüşümü redifin tekrarlanan sevinciyle pekiştirir.

  3. 3

    Gülşene bir şu’le verdi -i şems-i dücâ

    Müşterîden zühreye düştü bu yüzden ilticâ

    1Gecenin güneşi, ışığıyla gül bahçesine bir parıltı verdi.

    2Bu yüzden Müşteri yıldızından Zühre’ye yöneliş oldu.

    Güneş ışığı gül bahçesinde aleve dönüşürken gezegenler arasında yöneliş başlar. Kozmik hareket, yeryüzündeki baharın göğe kadar yayıldığını ve tabiatın tamamını aynı çağrıya kattığını gösterir.

  4. 4

    Seyre ikdâm etti erbâb-ı teferrüc erbecâ

    Zevk-ı işretle cihan doldu bahâr eyyâmıdır

    1Gezinti ehli her yerde seyretmeye gayret etti.

    2Dünya eğlence zevkiyle doldu; bahar günleridir.

    Gezinti ehli seyretmek için harekete geçer; dünya eğlence zevkiyle dolar. Mevsimin canlandırdığı yalnız bitkiler değil, evinden çıkıp çevreyi paylaşan insanların toplumsal hayatıdır.

  5. 5

    Bir iki zerrin kadeh kondurdu şâh-ı ergavan

    Süzdü nerkis gözlerin mest oldu ehl-i gülsitan

    1Erguvan ağacı birkaç altın kadeh uzattı.

    2Nergis gözlerini süzdü, gül bahçesindekiler sarhoş oldu.

    Erguvanın dalları altın kadehler sunar, nergis gözlerini süzüp bahçe halkını sarhoş eder. Bitkiler meclisteki saki ve sevgili rollerini üstlenerek baharı içkili bir şölene çevirir.

  6. 6

    Gonceye dembeste kaldı güller

    Andelîbler nâleler kıldı bahâr eyyâmıdır

    1Güller gonca karşısında ağzı açık ve sessiz kaldı.

    2Bülbüller inledi; bahar günleridir.

    Güllerin gonca karşısında parmağı ağzında sessiz kalması şaşkınlık jestidir. Bülbülün iniltisi bu sessiz hayranlığa ses ekler; çiçek ile kuş güzellik karşısında farklı tepkiler verir.

  7. 7

    Devre geldi hâb-ı gaflette yatan hâmûşlar

    Yeniden başladılar kılmağa îş ü nûşlar

    1Gaflet uykusunda sessiz yatanlar yeniden ortaya çıktı.

    2Yeniden yiyip içmeye başladılar.

    Gaflet uykusunda sessiz yatanlar uyanıp yeniden yiyip içmeye başlar. Bahar burada tabiat kadar insanın duyularını ve meclis alışkanlıklarını da canlandıran ortak bir uyanış gücüdür.

  8. 8

    Mergzârın hây ü hûyundan tutuldu gûşlar

    Her şükûfe fehmedüp bildi bahâr eyyâmıdır

    1Çayırın hayhuyundan kulaklar doldu.

    2Her çiçek anlayıp bahar günleri olduğunu bildi.

    Çayırın hayhuyu kulakları doldurur, her çiçek mevsimi kendi varlığıyla kavrar. Görme, işitme ve anlama fiilleri birleşerek baharın yalnız görüntü değil bütünüyle algılanan bir olay olduğunu bildirir.

  9. 9

    Koma elden ayağı Âşık Ömer hiç çekme gam

    Yâr fendinden ırağ ol dem bu demdir dem bu dem

    1Ey Âşık Ömer, kadehi elden bırakma ve hiç üzülme.

    2Sevgilinin hilesinden uzak kal; fırsat tam bu andır.

    Ömer’e kadehi bırakmaması ve gam çekmemesi söylenir; sevgilinin hilesinden uzak bu an fırsattır. Baharın kısa vaktini değerlendirmek, aşkın gündelik sıkıntısından geçici bir özgürlük sağlar.

  10. 10

    Tutmasaydı tab’ımız âyînesin

    Geldi anı lûtf ile sildi bahâr eyyâmıdır

    1Elem tozu gönlümüzün aynasını kaplamasaydı,

    2Bahar geldi ve onu lütfuyla sildi; bahar günleridir.

    Elem tozu gönül aynasını kaplamıştır; baharın lütfu bu tabakayı siler. Son görüntü dış dünyanın temizlenmesini iç dünyaya taşır ve mevsim yenilenmesini ruhsal berraklıkla tamamlar.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Basılı dizideki görünür Âşık Ömer mahlası ve Ergun koleksiyon yerleşimi birlikte doğrulandı: 17. dize “Koma elden ayağı Âşık Ömer hiç çekme gam”.

Atıf kanıtını aç ↗

Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 543 numaralı metnin 20 dizesi ve 10 birimi basılı sırayla korunmuştur. Tarama yeniden dağıtılmamıştır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirGittim ey rûh-i revânım zâra mı düşsün gönülÂşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

hengâm-ı şitâ

Kış vakti.

pertev

Işık, parıltı.

erbab-ı teferrüc

Gezinti ve seyir ehli.

engüşt ber dehan

Parmağı ağzında, şaşkın.

hâb-ı gaflet

Gaflet uykusu.

gerd-i elem

Keder tozu.