DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Eğrikapılı Mehmed Râsim/Gönül Ey Reşk-i Gül-zâr-ı Melâhat Bî-karârındır
Gazel · 18. yüzyıl

Gönül Ey Reşk-i Gül-zâr-ı Melâhat Bî-karârındır

Sevgiliyi güzellik bahçesinin goncası, âşıkları bülbül; saçı akıl kuşunun tuzağı ve kıvrımları gönlün kaybolduğu dalgalı deniz yolu yapan gazel.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Gönül ey -ı melâhat bî-karârındır

    Bahâr-ı behc-ile bir gonçesin ‘âşık hezârındır

    1Ey güzellik gül bahçesini kıskandıran sevgili, gönül senin yüzünden kararsızdır;

    2sevinç baharında sen bir goncasın, âşık da senin bülbülündür.

    Sevgili bir bahçeyi kıskandıracak kadar güzel sayılır ve gönlün kararsızlığı doğrudan ona fatura edilir. İkinci dize rolleri dağıtır: sevgili gonca, âşık bülbüldür. Sahiplik eki iki dizede de tekrarlanarak bağlılığı dilbilgisine yerleştirir.

  2. 2

    Bahâr oldı ne var ey teşrîf-i bâğ itsen

    u gül pür-sûz-ı dâğ-ı intizârındır

    1Bahar geldi; ey lale yanaklı, bahçeyi onurlandırsan ne olur?

    2İnleyen bülbül ve gül, bekleyiş yaranın ateşiyle yanmaktadır.

    Davet mevsime dayandırılır: bahar gelmiştir, eksik olan yalnız sevgilidir. İkinci dize bekleyişi bir yanık yarası gibi tarif eder ve acıyı bülbülle gülün arasında paylaştırır. Bahçenin tamamı, gelmeyen birinin yokluğuyla tanımlanmış olur.

  3. 3

    Seni sahbâ-yı nâzın dem-be-dem pür-neş’e itdikce

    Beni bî-hûş iden mestî-i çeşm-i pür-humârındır

    1Naz şarabın seni her an neşeyle doldurdukça

    2beni kendimden geçiren, mahmur gözünün sarhoşluğudur.

    Beyit sarhoşluğu ikiye böler: sevgiliyi neşelendiren kendi nazı, âşığı kendinden geçiren ise onun mahmur gözüdür. İkisi de içki imgesiyle anlatıldığı hâlde sonuçları zıttır — biri şenlenir, öteki bilincini yitirir.

  4. 4

    Tagıtma kâkülün âheste tut der-şâne itdikce

    Ki şâhım mürg-i ‘aklım anda pâ-beste-şikârındır

    1Saçını dağıtma; taradıkça onu yavaş ve sıkı tut;

    2çünkü şahım, akıl kuşum orada ayağı bağlı avındır.

    Rica gündelik bir harekete iner: saç tararken yavaş olunması istenir. Gerekçe ise büyüktür — akıl, o saçın içinde ayağı bağlı bir av kuşudur. Saçın dağılması tutulmuş aklın da dağılması olacağından tarak burada bir kader aletine dönüşür.

  5. 5

    Yine râh-ı mevc-i bahr-i çîn-i zülf oldun

    Hatâ itdin gönül ammâ mürüvvet rûzigârındır

    1Ey gönül, yine saç kıvrımı denizinin dalga yolunda kayboldun;

    2hata ettin, ama mürüvvet artık sevgilinin zamanına ve huyuna bağlıdır.

    Makta gönle döner ve onu suçlar: saç kıvrımları bir denizin dalgalarına, kaybolmak da yolu şaşırmaya benzetilir. Ancak suçlama yarıda kesilir; bağışlanma ihtimali sevgilinin huyuna bırakılır. ‘Hatâ itdin’ ile ‘mürüvvet’ aynı dizede uzlaşır.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.8c2d8694-1cea-4c15-8f4a-330635b74145:g12-pdf194-195. Ana açık edisyon G12'i basılı s.181–182/PDF 194–195'de 5 beyit, basılı ölçü satırı ve G13/PDF 195 sınırıyla verir. Ana “behc-ile” korunmuş, İ tanığındaki “behcete” gövdeye alınmamıştır. AVESIS CC BY bağlantısı dosya ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirGörmedik Ol Nigeh-i Vahşîde Taraf-ı Ülfet
Görmedik ol nigeh-i vahşîde taraf-ı ülfet
Eğrikapılı Mehmed Râsim · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

reşk-i gül-zâr

Gül bahçesini kıskandıran

lâle-had

Lale yanaklı

hezâr-ı zâr

İnleyen bülbül

sahbâ-yı nâz

Naz şarabı

mürg-i ‘akl

Akıl kuşu

pâ-beste-şikâr

Ayağı bağlı av

güm-geşte

Yolunu kaybetmiş

mürüvvet rûzigârı

Cömertlik ve merhametin hüküm süren zamanı veya huyu