Gönül Ey Reşk-i Gül-zâr-ı Melâhat Bî-karârındır
Sevgiliyi güzellik bahçesinin goncası, âşıkları bülbül; saçı akıl kuşunun tuzağı ve kıvrımları gönlün kaybolduğu dalgalı deniz yolu yapan gazel.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Gönül ey -ı melâhat bî-karârındır
Bahâr-ı behc-ile bir gonçesin ‘âşık hezârındır
1Ey güzellik gül bahçesini kıskandıran sevgili, gönül senin yüzünden kararsızdır;
2sevinç baharında sen bir goncasın, âşık da senin bülbülündür.
- 2
Bahâr oldı ne var ey teşrîf-i bâğ itsen
u gül pür-sûz-ı dâğ-ı intizârındır
1Bahar geldi; ey lale yanaklı, bahçeyi onurlandırsan ne olur?
2İnleyen bülbül ve gül, bekleyiş yaranın ateşiyle yanmaktadır.
Davet mevsime dayandırılır: bahar gelmiştir, eksik olan yalnız sevgilidir. İkinci dize bekleyişi bir yanık yarası gibi tarif eder ve acıyı bülbülle gülün arasında paylaştırır. Bahçenin tamamı, gelmeyen birinin yokluğuyla tanımlanmış olur.
- 3
Seni sahbâ-yı nâzın dem-be-dem pür-neş’e itdikce
Beni bî-hûş iden mestî-i çeşm-i pür-humârındır
1Naz şarabın seni her an neşeyle doldurdukça
2beni kendimden geçiren, mahmur gözünün sarhoşluğudur.
Beyit sarhoşluğu ikiye böler: sevgiliyi neşelendiren kendi nazı, âşığı kendinden geçiren ise onun mahmur gözüdür. İkisi de içki imgesiyle anlatıldığı hâlde sonuçları zıttır — biri şenlenir, öteki bilincini yitirir.
- 4
Tagıtma kâkülün âheste tut der-şâne itdikce
Ki şâhım mürg-i ‘aklım anda pâ-beste-şikârındır
1Saçını dağıtma; taradıkça onu yavaş ve sıkı tut;
2çünkü şahım, akıl kuşum orada ayağı bağlı avındır.
Rica gündelik bir harekete iner: saç tararken yavaş olunması istenir. Gerekçe ise büyüktür — akıl, o saçın içinde ayağı bağlı bir av kuşudur. Saçın dağılması tutulmuş aklın da dağılması olacağından tarak burada bir kader aletine dönüşür.
- 5
Yine râh-ı mevc-i bahr-i çîn-i zülf oldun
Hatâ itdin gönül ammâ mürüvvet rûzigârındır
1Ey gönül, yine saç kıvrımı denizinin dalga yolunda kayboldun;
2hata ettin, ama mürüvvet artık sevgilinin zamanına ve huyuna bağlıdır.
Makta gönle döner ve onu suçlar: saç kıvrımları bir denizin dalgalarına, kaybolmak da yolu şaşırmaya benzetilir. Ancak suçlama yarıda kesilir; bağışlanma ihtimali sevgilinin huyuna bırakılır. ‘Hatâ itdin’ ile ‘mürüvvet’ aynı dizede uzlaşır.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.8c2d8694-1cea-4c15-8f4a-330635b74145:g12-pdf194-195. Ana açık edisyon G12'i basılı s.181–182/PDF 194–195'de 5 beyit, basılı ölçü satırı ve G13/PDF 195 sınırıyla verir. Ana “behc-ile” korunmuş, İ tanığındaki “behcete” gövdeye alınmamıştır. AVESIS CC BY bağlantısı dosya ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Görmedik ol nigeh-i vahşîde taraf-ı ülfetEğrikapılı Mehmed Râsim · Gazel→
Sevgili bir bahçeyi kıskandıracak kadar güzel sayılır ve gönlün kararsızlığı doğrudan ona fatura edilir. İkinci dize rolleri dağıtır: sevgili gonca, âşık bülbüldür. Sahiplik eki iki dizede de tekrarlanarak bağlılığı dilbilgisine yerleştirir.