DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Kânî/Hatt Âver Olmuş Eyyâm-ı Bahâr-ı Hüsnüñ Geçmiş
Gazel · 18. yüzyıl

Hatt Âver Olmuş Eyyâm-ı Bahâr-ı Hüsnüñ Geçmiş

Geçmiş redifiyle gençlik baharının sona erişini, meclisteki gizli sözü ve sevgilinin semtinden geçmenin tehlikesini ardışık zaman katmanlarında işler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    olmuş eyyâm-ı bahâr-ı hüsnüñ geçmiş

    Bilür ol şûh görse ‘âşıkun ammâ zamân geçmiş

    1Yüzünde ayva tüyleri belirmiş; güzelliğinin bahar günleri geçmiş.

    2O güzel, âşığı görse bunu anlar; ama zaman geçmiştir.

    Redif olan “geçmiş” iki işi birden görür: hem yürüyüp uzaklaşmayı hem de rivayet kipini taşır, yani haber şairin kendi gözünden değil sonradan duyulmuş gibi gelir. Hatt'ın belirmesi bahar günlerinin bittiğinin ilanıdır; ikinci dize bu farkına varışı bile geç bulur.

  2. 2

    Olup kendüden geçmiş dil-i şeydâ

    Semend-i nâza binmiş korkarım ol bî-amân geçmiş

    1Deli gönül hayret altında ezilip kendinden geçmiş;

    2korkarım o aman vermeyen sevgili naz atına binip geçmiştir.

    Gönül burada pâ-mâl, yani ayak altında ezilmiştir; ezen şey de düşman değil hayretin kendisidir. Karşısındaki hareket ise yükselmedir: sevgili semend-i nâza binmiştir. Beyit böylece yerdeki şaşkın ile at üstündeki nazlıyı aynı geçiş anında yan yana koyar.

  3. 3

    Şad ü hâl dil-i ‘uşşâkdan geçdikçe meclisde

    Baña dâ’ir de sohbet geçmiş ammâ pek nihân geçmiş

    1Mecliste âşıkların sevinci ve hâli konuşuldukça,

    2benimle ilgili de sohbet geçmiş; ama çok gizli geçmiş.

    Meclis bu beyitte bir dedikodu sahnesine döner: âşıkların hâli konuşulmuş, arada şairin adı da geçmiştir. Asıl vurgu “pek nihân” kaydındadır; kendisi hakkında konuşulmuş olması bir tesellidir ama gizli konuşulmuş olması aynı teselliyi geri alır.

  4. 4

    Geçerken sîm-tenler âh ü feryâd eylemiş ağyâr

    Bu bir darb-ı meseldür kim it ürmüş geçmiş

    1Gümüş bedenliler geçerken rakipler âh edip feryat etmiş;

    2‘Kervan geçmiş, it ürümüş’ diye bir atasözü vardır.

    Beyit bir sahne kurup arkasından atasözüyle kapatır: sîm-tenler geçerken ağyârın feryadı, kervan geçerken havlayan itin sesine indirgenir. Darb-ı meselin araya girmesi rakibin gürültüsünü çürütmez, gereksiz kılar; yürüyen kafile zaten durmamıştır.

  5. 5

    Bu günlerde hazer it geçme Kânî semt-i dilberden

    Seni gamz eylemiş ağyâr o pîr-i hâne yan geçmiş

    1Kânî, bu günlerde sakın sevgilinin semtinden geçme;

    2rakip seni ihbar etmiş, o evin ihtiyarı yanından geçmiş.

    Makta sesini uyarıya çevirir ve “hazer it” diye tembihler. Tehlike sevgili değil çevredir: ağyâr ihbar etmiş, evin ihtiyarı da yandan geçmiştir. Şiir boyunca uzaktan izlenen geçişler burada şairin kendi geçişini yasaklayan somut bir riske dönüşür.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.e7912dc2-9d1e-4325-af4a-c55ffa865ab5:g91-pdf257-printed250. Elbir neşrinde G91, basılı s. 250/PDF 257; 10 dize, basılı ölçü adı, incipit-Kânî mahlası-sonraki numaralı kayıt ile tam sınır görselden sabittir. Gövdeyi değiştiren aparat yoktur; geçmiş redifi her beyitte ayrı özne ve zaman ilişkisi kurar. Profildeki CC BY bağlantısı dosya ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirHayretle Hemân Üstüme Dil-ber Düşe Yazdı
Hayretle hemân üstüme dil-ber düşe yazdı
Kânî · Gazel

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

hatt âver

Yüzünde ayva tüyleri belirmiş

pâ-mâl-i hayret

Hayret altında ezilmiş

semend-i nâz

Naz atı

sîm-ten

Gümüş bedenli güzel

kâr-bân

Kervan

gamz eylemek

İhbar etmek, ele vermek