Lâle-hadler yine gülşende neler etmediler
İlk beyitteki ‘neler etmediler’ deyimi yapılmayan şey kalmadığını bildirir; sonraki gerçek olumsuzluklar lâlenin dışlanmasını, başkasına yapılmayan cefayı ve gerçekleşmeyen eylemleri sıralar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Lâle-hadler yine gülşende neler etmediler
Servi yürütmediler goncayı söyletmediler
1Lâle yanaklılar gül bahçesinde neler yapmadılar:
2serviyi yürütmediler, goncayı söyletmediler.
- 2
Taşradan geldi çemen mülkine diyü
sohbetine lâleyi iletmediler
1Çayır ülkesine dışarıdan geldi, yabancıdır diye
2gül mevsiminin sohbetine lâleyi almadılar.
Bir dışlanma sahnesi: lâle taşradan geldiği için meclise alınmıyor. Çiçekler üzerinden anlatılan şey açıkça sosyal — yabancıya kapalı bir çevre.
- 3
Âdeti hûblarun cevr ü cefâdur ammâ
Bana etdüklerini kimselere etmediler
1Güzellerin âdeti eziyet ve cefadır, ama
2bana yaptıklarını kimseye yapmadılar.
Genel kural kabul ediliyor, sonra istisna iddia ediliyor: eziyet normaldir ama bu kadarı değil. Âşığın kendini seçilmiş sayması, acının bile bir ayrıcalığa çevrilmesi.
- 4
Hamdülillâh mey-i cân-bahş ile sâkîlerümüz
ile Kevser suyın istetmediler
1Şükürler olsun, can veren şarapla sâkîlerimiz
2bize ne bengisu ne Kevser suyu arattılar.
Bu dünyanın şarabı öbür dünyanın suyuna denk tutuluyor. “Hamdülillâh” ile başlayıp meyi övmek, dinî söz ile meyhane sözünü aynı cümlede tutan klasik cesaretin örneği.
- 5
Hele ol kaşları ya okları peykânlarını
Sîneden çekmediler yüreği oynatmadılar
1Hele o kaşları yay, okları temren olan;
2onları göğsümden çekip yüreğimi oynatmadılar.
Kaş yay, kirpik ok: divan şiirinin en bilinen silahı. Ama beytin acısı ok atmakta değil, oku çıkarmamakta — yara açık bırakılmış.
- 6
Bin güzeller bulınur Yûsuf'a ammâ
Bu kadar var ki bular kendülerin satmadılar
1Yusuf'a benzeyen bin güzel bulunur, ama
2şu kadarı var: bunlar kendilerini satmadılar.
Yusuf kıssasına gönderme: köle olarak satılan güzelliğin timsali. Bugünkü güzeller ona benzer ama satılmıyor — yani ele geçmiyor. İnce bir sitem.
- 7
Ey Necâtî yüri sabr eyle elünden ne gelür
Hûblar cevr ü cefâyı kime öğretmediler
1Ey Necâtî, yürü sabret; elinden ne gelir?
2Güzeller eziyeti kime öğretmediler ki?
Mahlas beyti sabrı öğütlüyor ama teselli vermiyor: cefa herkese öğretilmiş, yani şairin çektiği özel değil. Gazelin başındaki “bana etdüklerini kimselere etmediler” iddiası sonda kendi kendini geri alıyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 171243 numaralı sürüm esas alındı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
İlk dizedeki ‘neler etmediler’ deyimi, yapılmayan şey kalmadığını bildirir. İkinci dizedeki ‘yürütmediler’ ve ‘söyletmediler’ ise gerçek olumsuzluklardır; gazelin sonraki redifleri de tek bir olumlu anlama zorlanmaz.