DDizegâhDijital şiir arşivi
Kaynaklı metin
Serbest müstezat · 19.–20. yüzyıl

O Belde

Melâli anlamayan kuşaktan sürgün sayılan bir 'ben' ile bir 'sen'in, hayalin el değmemiş bölgesindeki mavi gölgeli ülkeye özlemini kuran elli dokuz dizelik şiir.

Özgün metin
  1. 1

    Denizlerden

    Esen bu ince hava saçlarınla eğlensin.

    Bilsen

    Melâl-i hasret ü gurbetle ufk-ı şâma bakan

    Bu gözlerinle, bu hüznünle sen ne dilbersin!

    Ne sen,

    Ne ben,

    Ne de hüsnünde toplanan bu mesâ,

    Ne de âlâm-ı fikre bir mersâ

    Olan bu mâi deniz,

    Melâli anlamıyan nesle aşina değiliz.

    Günümüz Türkçesi +

    1Denizlerden

    2esen bu ince hava saçlarınla oynasın.

    3Bir bilsen,

    4özlem ve gurbet hüznüyle akşam ufkuna bakan

    5bu gözlerinle, bu kederinle ne güzelsin!

    6Ne sen,

    7ne ben,

    8ne güzelliğinde toplanan bu akşam,

    9ne de düşünce acılarına bir liman

    10olan bu mavi deniz,

    11hiçbirimiz hüznü anlamayan kuşağa yakın değiliz.

    Bend yorumu +

    Şiir sevgiliye değil bir kuşağa sırt çeviriyor; 'melâli anlamıyan nesle' sözüyle dışlanan taraf şair değil, karşı taraftır. Reddedilen kalabalık, hüznü öğrenemeyenlerdir.

  2. 2

    Sana yalnız bir ince taze kadın,

    Bana yalnızca eski bir budala

    Diyen bugünkü beşer,

    Bu sefil iştihâ, bu kirli nazar

    Bulamaz sende bende bir mâna,

    Ne bu akşamda bir gam-ı nermin,

    Ne de durgun denizde bir muğber

    Lerze-i istitâr ü istiğnâ.

    Sen ve ben

    Ve deniz

    Ve bu akşam ki lerzesiz, sessiz

    Topluyor bûy-ı ruhunu gûya

    Uzak

    Ve mâi gölgeli bir beldeden cüdâ kalarak

    Bu nefy ü hicre müebbet bu yerde mahkûmuz...

    Günümüz Türkçesi +

    1Sana yalnızca ince, genç bir kadın,

    2bana yalnızca eskimiş bir budala

    3diyen bugünün insanı,

    4bu sefil açlık, bu kirli bakış

    5sende de bende de bir anlam bulamaz;

    6ne bu akşamda yumuşak bir keder,

    7ne durgun denizde gücenmiş bir

    8gizlenme ve tokgözlülük titreyişi görür.

    9Sen ve ben

    10ve deniz

    11ve titremesiz, sessiz duran bu akşam

    12sanki senin ruhunun kokusunu topluyor.

    13Uzak

    14ve mavi gölgeli bir ülkeden ayrı düşerek

    15bu sürgüne ve ayrılığa ömür boyu burada mahkûmuz...

    Bend yorumu +

    Bugünün insanı iki şeyi birden göremiyor: kadını ve şairi. Görmemenin bedeli mekânsız kalmak; şiir kendini bir ülkeden değil, ülkesizlikten sürgün sayıyor.

  3. 3

    O belde

    Durur menâtık-ı dûşize-i tahayyülde;

    Mâi bir akşam

    Eder üstünde daima ârâm;

    Eteklerinde deniz

    Döker ervâha bir sükûn-ı menâm.

    Günümüz Türkçesi +

    1O ülke

    2hayalin el değmemiş bölgelerinde durur;

    3mavi bir akşam

    4her zaman onun üstünde dinlenir;

    5eteklerinde deniz

    6ruhlara uyku dinginliği döker.

    Bend yorumu +

    Ülkenin adresi coğrafya değil hayalin bakir bölgesi; oraya varmak değil ancak imrenmek mümkün. Akşam orada geçmiyor, konaklıyor: zaman durunca yer de erişilmez oluyor.

  4. 4

    Kadınlar or'da güzel, ince, saf, leylîdir;

    Hepsinin gözlerinde hüznün var,

    Hepsi hemşiredir veyahut yâr;

    Dilde tenvîm-i ıstırabı bilir

    Dudaklarındaki giryende buseler, yahut,

    O gözlerindeki nîlî sükût-ı istifhâm.

    Günümüz Türkçesi +

    1Kadınlar orada güzel, ince, arı ve geceye çalar;

    2hepsinin gözünde senin hüznün var,

    3hepsi ya bir kız kardeştir ya sevgili;

    4acıyı sözle uyutmayı bilir

    5dudaklarındaki ağlamaklı öpüşler, ya da

    6o gözlerindeki çivit renkli soru sessizliği.

    Bend yorumu +

    Kadınlar ayrı ayrı tanımlanmıyor; hepsi aynı hüznün taşıyıcısı oluyor. Öpücük bile teselli değil uyuşturucu: acı geçmiyor, yalnız bir süre uyutuluyor.

  5. 5

    Onların ruhu şâm-ı muğberden

    Mütekâsif menekşelerdir ki

    Mütemâdi sükûn u samtı arar;

    Şu'le-i bîziyâ-yı hüzn-i kamer

    Mülteci sanki sade ellerine.

    O kadar nâtüvan ki, ah, onlar,

    Onların hüzn-i lâl ü müştereki,

    Sonra dalgın mesâ, o hasta deniz

    Hepsi benzer o yerde birbirine...

    Günümüz Türkçesi +

    1Onların ruhu, gücenmiş akşamdan

    2yoğunlaşmış menekşelerdir ki

    3sürekli dinginlik ve suskunluk arar;

    4ayın hüznünün ışıksız alevi

    5sanki yalnız onların ellerine sığınmıştır.

    6Öyle güçsüzler ki, ah, onlar,

    7onların dilsiz ve ortak hüznü,

    8sonra dalgın akşam, o hasta deniz,

    9o yerde hepsi birbirine benzer...

    Bend yorumu +

    Ruh burada bir çiçekten değil, akşamın yoğunlaşmasından yapılıyor; renk maddeye dönüşüyor. Benzeşme ilerledikçe kadın, akşam ve deniz ayrı varlıklar olmaktan çıkıyor.

  6. 6

    O belde

    Hangi bir kıt'a-i muhayyelde?

    Hangi bir nehr-i dûr ile mahdut?

    Bir yalan yer midir, veya mevcut,

    Fakat bulunmıyacak bir melâz-ı hulya mı?

    Bilmem... Yalnız

    Bildiğim, sen ve ben ve mâi deniz

    Ve bu akşam ki eyliyor tehzîz

    Bende evtâr-ı hüzn ü ilhamı.

    Uzak

    Ve mâi gölgeli bir beldeden cüdâ kalarak,

    Bu nefy ü hicre müebbet bu yerde mahkûmuz.

    Günümüz Türkçesi +

    1O ülke

    2hangi hayalî kıtada?

    3Hangi uzak ırmakla sınırlanmış?

    4Yalan bir yer midir, yoksa vardır da

    5bulunamayacak bir hülya sığınağı mıdır?

    6Bilmiyorum... Yalnız

    7bildiğim şu: sen ve ben ve mavi deniz

    8ve bende hüzün ile ilham tellerini

    9titreten bu akşam.

    10Uzak

    11ve mavi gölgeli bir ülkeden ayrı düşerek,

    12bu sürgüne ve ayrılığa ömür boyu burada mahkûmuz.

    Bend yorumu +

    Şair üç soru soruyor, üçüne de cevap vermiyor; 'bilmem' sözü ülkeyi kurtarmıyor, yalnız aramayı sürdürüyor. Kesin olan tek şey mahkûmiyet, dize tekrarıyla kilitleniyor.

Kaynak

Metnin kaynağı

Vikikaynak'ın 140719 numaralı kalıcı revizyonu esas alındı. Kaynaktaki HTML karakter kısaltmaları (â, î, û) şapkalı harflere çevrildi; satır sonu boşlukları temizlendi. İki açık dizgi hatası düzeltildi: "Hangi br kıt'a-i muhayyelde" → "Hangi bir kıt'a-i muhayyelde"; son dizedeki "neyf ü hicre" → "nefy ü hicre" (aynı ifade şiirin ilk yarısında "nefy" biçiminde geçiyor). Şiir Göl Saatleri'nin (1921) serbest müstezat nazımları bölümünde yer alır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Okumaya devam edin

Ahmet Hâşim şiirleri arasında gezinin

Şair profiline dön →