Öldür beni öldür gam-ı aşkınla harâb et
Baştan sona emir kipiyle yazılmış bir gazel: her dize sonu "et" ile biter ve şair sürekli bir şey yapılmasını ister. İstenenlerin hepsi kendi aleyhinedir — öldürülmek, toprak edilmek, ahirette azap görmek. Yakarış bir ceza dilekçesine dönüşür.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Öldür beni öldür gam-ı aşkınla harâb et
Tâ -i nâzına bir kabza et
1Öldür beni, öldür; aşkının gamıyla harap et,
2sonra nazınla geçtiğin yola bir avuç toprak et.
- 2
Bahs ile varıp ol mehe şûrideligimden
Ey âh yürü kûyuna azminde et
1O aya varıp perişanlığımdan söz açarak,
2ey âh, yürü; onun mahallesine gitmekte acele et.
Emrin muhatabı bu kez konuşanın âhıdır: sevgiliye varıp onun perişanlığından söz açması ve mahalle yolunda acele etmesi istenir. Âh elçi ve yolcuya dönüşür; dize dışı bir ortak mazmun açıklaması eklenmez.
- 3
Hem dâgımı reşk-âver-i nirân-ı belâ kıl
Ukbâda da yâ Rab bana aşkıyla azâb et
1Hem yaramı bela ateşlerini kıskandıracak hâle getir,
2hem de ey Rabbim, ahirette bana onun aşkıyla azap et.
Muhatap Tanrı'ya döner; konuşan yarasının belâ ateşlerini kıskandırmasını ve ahirette sevgilinin aşkıyla azap görmeyi ister. Bu, aşk acısını cehennem ateşinden üstün sayan tarihsel şiir mübalağasıdır; kendine zarar verme veya cezalandırma çağrısı olarak olumlanmaz.
- 4
Hûn-ı cigerin -i şevk edip ey dil
Her katresini -i mevc-i şarâb et
1Ey gönül, ciğerinin kanını şevkle damla damla akıtıp
2her damlasını şarap dalgasını dağlayan bir kor et.
Damla ile dalga arasındaki oransızlık beytin motorudur: tek bir kan damlası koca bir şarap dalgasını dağlayacak güçtedir. "Hûn-ı ciger" klasik şiirde en yoğun acının adıdır; burada içki meclisinin rengiyle birleşerek kırmızının iki kaynağını, keder ile keyfi, aynı kadehe koyar.
- 5
Âteş kesilip âfet-i sevdâ ile Ekrem
Tâ rûz-ı cezâ dûzahı -i hicâb et
1Ekrem, sevda afetiyle ateş kesilip
2ceza gününe kadar cehennemi utançtan ter döker hâle getir.
Kapanışta cehennem bir rakip gibi karşıya alınır ve yenilir: kendi yakıcılığının yetersizliğini görünce utanır, üstelik terler. "Hûy-rîz", ter döken demektir ve ateşin terlemesi tam bir tersine çevirmedir. Mahlas beyti, üçüncü beyitte Tanrı'dan istenen azabı burada âşığın kendi eliyle aşarak gazeli kapatır.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 142837 numaralı sürüm esas alındı. Gövdenin ilk iki satırı kitabın bölüm künyesidir ("İbtidâ-yı Gazeliyyât" ve "Kâfiye-i tâ aded-i gazel: 4"), metne alınmadı; on dize, beş beyit kaldı. Kaynağın "nirân", "şûrideligimden", "dâg-zen" yazımları ve uzun ünlü işaretlemesindeki tutarsızlık korundu; mahlastaki yıldızlar atıldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Matla beyti üç emri arka arkaya sıralar ve her biri bir öncekinden ileri gider: öldürmek, harap etmek, toprağa çevirmek. Ölüm bir son değil bir aşama sayılır, çünkü asıl istenen ölmek değil sevgilinin yürüdüğü yolun tozu olmaktır. Redifin "et" oluşu bütün gazeli sevgiliye verilmiş bir talimatlar listesine dönüştürür.