Ölmek
Kahır dağının tepesinden hüsran boşluğuna düşmeyi üç kez isteyen; akşamı mezbaha renginde, güneşi kanlı bir gömlek olarak gören yirmi dört dizelik şiir.
- 1
Firâz-ı zirve-i Sinâ-yı kahra yükselerek
Oradan,
Oradan düşmek, ölmek istiyorum
Cevf-i ye's-âşinâ-yı hüsrana...
Günümüz Türkçesi +
1Kahır Sina'sının doruğunun tepesine çıkıp
2oradan,
3oradan düşmek, ölmek istiyorum
4umutsuzlukla tanışık hüsran boşluğuna...
- 2
Titrek
Parıltılarla yanan bir mesâ-yı mezbaha-renk
Dağılırken suhûr-u uryâna
Firâz-ı zirve-i Sinâ-yı kahra yükselerek
Oradan,
Oradan düşmek, ölmek istiyorum
Cevf-i ye's-âşinâ-yı hüsrana...
Günümüz Türkçesi +
1Titrek
2parıltılarla yanan mezbaha renginde bir akşam
3çıplak kayalara dağılırken
4kahır Sina'sının doruğunun tepesine çıkıp
5oradan,
6oradan düşmek, ölmek istiyorum
7umutsuzlukla tanışık hüsran boşluğuna...
Bend yorumu +
Akşamın rengi 'mezbaha' sözüyle veriliyor; gün batımı bir manzara değil kesim yeri. Aynı dört dize geri dönünce istek bir cümle olmaktan çıkıp saplantıya dönüşüyor.
- 3
Kanlı bir gömlek
Gibi hârâ-yı şemsi arkamdan
Alıp sürükleyerek
O dem ki refref-i hestîye samt olur kaim
Ve bir günün dem-i âlâyiş-i zevâlinde
Sürüklenir sular âfâka şu'le halinde
Günümüz Türkçesi +
1Kanlı bir gömlek
2gibi güneşin kayasını arkamdan
3alıp sürükleyerek;
4o an ki varlığın kanat sesine suskunluk yerleşir
5ve bir günün batışının gösterişli deminde
6sular ufuklara alev hâlinde sürüklenir,
Bend yorumu +
Güneş burada ışık değil taş; sürüklenen kanlı bir gömlek gibi arkada kalıyor. Ölmek isteyen özne kendini boşaltmıyor, batan günü de birlikte götürüyor.
- 4
O dem ki kollar açar cism-i na-ümide adem,
Bir derin sesle "Haydi!" der uçurum,
O dem,
Firâz-ı zirve-i Sinâ-yı kahra yükselerek
Oradan,
Savt-ı ümmîd-i kalbi dinlemeden
Cevf-i hüsrana düşmek istiyorum.
Günümüz Türkçesi +
1o an ki yokluk, umudu kalmamış bedene kollarını açar,
2uçurum derin bir sesle "Haydi!" der,
3o an,
4kahır Sina'sının doruğunun tepesine çıkıp
5oradan,
6kalbin umut sesini dinlemeden
7hüsran boşluğuna düşmek istiyorum.
Bend yorumu +
Uçurum konuşuyor, kalp de konuşuyor; şair yalnız birini dinlemeyi seçiyor. Son dizede 'ölmek' sözü düşüyor, geriye yalnız düşme fiili kalıyor.
Metnin kaynağı
Vikikaynak'ın 140721 numaralı kalıcı revizyonu esas alındı. Kaynaktaki HTML karakter kısaltmaları (â, î, û) şapkalı harflere çevrildi; satır sonu boşlukları temizlendi. "dem-ı âlâyiş" yazımı "dem-i âlâyiş" olarak düzeltildi; kaynaktaki ´´Haydi!´´ tırnakları normal tırnağa çevrildi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Dörtlük yorumu +
Şiir bir dilekle açılıyor ama dilek yükselmek değil düşmek. Sina adı vahyin dağını çağırırken tepeye çıkmanın karşılığı buluşma değil, boşluğa bırakılmak oluyor.