Şâd et beni bir kerrecik olsun keremiñle
Vasıta ekiyle kurulan bir redif üstünde yürür: her beyit sevgiliye ait bir vasıtayı — keremini, kılıcını, nağmesini, gülüşünü — cümlenin sonuna asar. İstenen şey her defasında öldürülmek ya da yakılmaktır; kerem ile kahır aynı araç listesine girer.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
et beni bir kerrecik olsun keremiñle
Öldür gideyim âlem-i ukbâya gamınla
1Bir kerecik olsun kereminle beni sevindir,
2sonra öldür de gamınla öbür dünyaya gideyim.
- 2
Biñ cevher-i cân verse de âşık bedel olmaz
Bir kerre şehîd olmaga -ı elemiñle
1Âşık bin can cevheri verse de karşılık olmaz
2elem kılıcınla bir kez şehit olmaya.
Bin can cevherinin bile sevgilinin elem kılıcıyla bir kez şehit olmaya bedel sayılmayacağı söylenir. Şehitlik sözü aşk acısını rütbeye çeviren tarihsel bir mübalağadır; şiddet veya kendine zarar verme olumlaması olarak sunulmaz.
- 3
Lâyık degiliz cevrine hem kahrına billâh
Çokdur bizi taltîf ü kereminle
1Vallahi ne cefana layığız ne kahrına;
2kereminle bizi ödüllendirip okşaman da fazladır.
Alçalma iki yönde birden işler: âşık ne cezaya ne ödüle layık olduğunu söyler. Böyle kurulunca cefa da bir ilgi biçimi sayılmış olur ve ondan yoksun kalmak, kahrı çekmekten aşağı bir yere düşmek demeye gelir. "Billâh" yemini beyti konuşma diline yaklaştırır.
- 4
Bülbül yetişir sabrımı sâmânımı yaktın
Âteş gibi te'sir-i -yı nagmenle
1Bülbül, yeter; sabrımı da varlığımı da yaktın
2ateş gibi tesir eden nağmenin sesiyle.
Muhatap sevgiliden bülbüle döner: bülbülün ateş gibi tesir eden nağmesi konuşanın sabrını ve sâmânını, yani dirlik düzenini yakmıştır. Ses–ateş benzetmesi yalnız bu yakıcılığı açıklar; dış gelenek sıralaması eklenmez.
- 5
Cem' eyledigin dilleri bilsen ne belâdır
Hep bir yere ol silsile-i ham-be-hamınla
1Topladığın gönüllerin ne büyük bela olduğunu bir bilsen;
2hepsi o kıvrım kıvrım zincirinle bir yerdedir.
İlk dize sevgilinin topladığı gönüllerin nasıl bir bela olduğunu bilip bilmediğini sorar. İkinci dize bu gönüllerin kıvrım kıvrım saç zinciriyle aynı yerde tutulduğunu söyler. Bilme yüklemiyle zincir görüntüsü satır değiştirmeden iki parçalı cümlede birleşir.
- 6
Bî-cân olarak pâyına düşse n'ola Ekrem
Sen hande-i nâz eyler iken gonce-feminle
1Ekrem cansız olarak ayağına düşse ne olur,
2sen gonca ağzınla nazlı nazlı gülerken.
Son beyit iki hareketi aynı ana yerleştirir: biri yere düşer, öbürü güler. Gonca ağzın açılması ile âşığın yere serilmesi arasındaki eşzamanlılık, gazelin baştan beri kurduğu "lütuf ile kahır aynı şeydir" iddiasını görüntüye çevirir. Mahlas üçüncü şahısla anılarak şair kendi cesedine dışarıdan bakar.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 142906 numaralı sürüm esas alındı; sayfa bölüm künyesi taşımıyor, on iki dizenin tamamı şiire aittir ve altı beyte burada bölündü. Kaynağın nazal n'si (keremiñle, biñ, elemiñle) aynı şiirde "kereminle" yazımıyla yan yana duruyor; bu tutarsızlık düzeltilmedi. Mahlastaki yıldızlar atıldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Konuşan önce sevgilinin keremiyle bir kez sevindirilmeyi, ardından onun gamıyla öbür dünyaya gönderilmeyi ister. Kerem ile gam aynı araç ekinde yan yana gelir. Ölüm dileği tarihsel aşk mübalağası olarak açıklanır; okura yönelik bir davranış çağrısı değildir.