DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Recaizade Mahmut Ekrem/Şâd et beni bir kerrecik olsun keremiñle
Gazel · 19. yüzyıl

Şâd et beni bir kerrecik olsun keremiñle

Vasıta ekiyle kurulan bir redif üstünde yürür: her beyit sevgiliye ait bir vasıtayı — keremini, kılıcını, nağmesini, gülüşünü — cümlenin sonuna asar. İstenen şey her defasında öldürülmek ya da yakılmaktır; kerem ile kahır aynı araç listesine girer.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    et beni bir kerrecik olsun keremiñle

    Öldür gideyim âlem-i ukbâya gamınla

    1Bir kerecik olsun kereminle beni sevindir,

    2sonra öldür de gamınla öbür dünyaya gideyim.

    Konuşan önce sevgilinin keremiyle bir kez sevindirilmeyi, ardından onun gamıyla öbür dünyaya gönderilmeyi ister. Kerem ile gam aynı araç ekinde yan yana gelir. Ölüm dileği tarihsel aşk mübalağası olarak açıklanır; okura yönelik bir davranış çağrısı değildir.

  2. 2

    Biñ cevher-i cân verse de âşık bedel olmaz

    Bir kerre şehîd olmaga -ı elemiñle

    1Âşık bin can cevheri verse de karşılık olmaz

    2elem kılıcınla bir kez şehit olmaya.

    Bin can cevherinin bile sevgilinin elem kılıcıyla bir kez şehit olmaya bedel sayılmayacağı söylenir. Şehitlik sözü aşk acısını rütbeye çeviren tarihsel bir mübalağadır; şiddet veya kendine zarar verme olumlaması olarak sunulmaz.

  3. 3

    Lâyık degiliz cevrine hem kahrına billâh

    Çokdur bizi taltîf ü kereminle

    1Vallahi ne cefana layığız ne kahrına;

    2kereminle bizi ödüllendirip okşaman da fazladır.

    Alçalma iki yönde birden işler: âşık ne cezaya ne ödüle layık olduğunu söyler. Böyle kurulunca cefa da bir ilgi biçimi sayılmış olur ve ondan yoksun kalmak, kahrı çekmekten aşağı bir yere düşmek demeye gelir. "Billâh" yemini beyti konuşma diline yaklaştırır.

  4. 4

    Bülbül yetişir sabrımı sâmânımı yaktın

    Âteş gibi te'sir-i -yı nagmenle

    1Bülbül, yeter; sabrımı da varlığımı da yaktın

    2ateş gibi tesir eden nağmenin sesiyle.

    Muhatap sevgiliden bülbüle döner: bülbülün ateş gibi tesir eden nağmesi konuşanın sabrını ve sâmânını, yani dirlik düzenini yakmıştır. Ses–ateş benzetmesi yalnız bu yakıcılığı açıklar; dış gelenek sıralaması eklenmez.

  5. 5

    Cem' eyledigin dilleri bilsen ne belâdır

    Hep bir yere ol silsile-i ham-be-hamınla

    1Topladığın gönüllerin ne büyük bela olduğunu bir bilsen;

    2hepsi o kıvrım kıvrım zincirinle bir yerdedir.

    İlk dize sevgilinin topladığı gönüllerin nasıl bir bela olduğunu bilip bilmediğini sorar. İkinci dize bu gönüllerin kıvrım kıvrım saç zinciriyle aynı yerde tutulduğunu söyler. Bilme yüklemiyle zincir görüntüsü satır değiştirmeden iki parçalı cümlede birleşir.

  6. 6

    Bî-cân olarak pâyına düşse n'ola Ekrem

    Sen hande-i nâz eyler iken gonce-feminle

    1Ekrem cansız olarak ayağına düşse ne olur,

    2sen gonca ağzınla nazlı nazlı gülerken.

    Son beyit iki hareketi aynı ana yerleştirir: biri yere düşer, öbürü güler. Gonca ağzın açılması ile âşığın yere serilmesi arasındaki eşzamanlılık, gazelin baştan beri kurduğu "lütuf ile kahır aynı şeydir" iddiasını görüntüye çevirir. Mahlas üçüncü şahısla anılarak şair kendi cesedine dışarıdan bakar.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 142906 numaralı sürüm esas alındı; sayfa bölüm künyesi taşımıyor, on iki dizenin tamamı şiire aittir ve altı beyte burada bölündü. Kaynağın nazal n'si (keremiñle, biñ, elemiñle) aynı şiirde "kereminle" yazımıyla yan yana duruyor; bu tutarsızlık düzeltilmedi. Mahlastaki yıldızlar atıldı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirSâkî katınca bâde-i şâdî-i mâye âbRecaizade Mahmut Ekrem · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

şâd

sevinçli; şâd etmek: sevindirmek

âlem-i ukbâ

ahiret âlemi

tîg

kılıç

nüvâziş

okşama, gönül alma

sâmân

dirlik, varlık

nevâ

ses, ezgi

ham-be-ham

kıvrım kıvrım

gonce-fem

gonca ağızlı