DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Recaizade Mahmut Ekrem/Yazınca ser-nüviştim hâme-i îcâd eder feryâd
Gazel · 19. yüzyıl

Yazınca ser-nüviştim hâme-i îcâd eder feryâd

Redifi "eder feryâd" olan gazel her beyitte başka bir özneyi çığlığa boğar: kalem, akıl, Mecnun kalabalığı, hançer. Son beyit feryadı bir zaaf değil sanatın kaynağı sayarak savunur.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Yazınca ser-nüviştim -i îcâd eder feryâd

    Garîbim bana her dem -i bî-dâd eder feryâd

    1Alın yazımı yazarken yaratılışın kalemi feryat eder;

    2Garibim; zalim talih bana her an feryat eder.

    Alın yazısı yazılırken yaratılış kalemi feryat eder. İkinci dizede konuşan kendini ‘garip’ diye niteler ve zalim talihin her an kendisine feryat ettiğini söyler; günümüz Türkçesi bunu çoğul bir topluluğa çevirmeden korur.

  2. 2

    Aceb bir şu'le-i cevher-firûz-ı zât imiş aşkıñ

    oldukça dilden akl u isti'dâd eder feryâd

    1Aşk, zâtın cevherini parlatan tuhaf bir alevmiş;

    2gönülden ayrıldıkça akıl ve kabiliyet feryat eder.

    Aşk bir alev olarak tarif edilir, ama yaktığı şey değil parlattığı şey öne çıkar: "cevher-firûz" cevheri ışıtan demektir. İkinci dize faturayı gösterir; akıl ve istidat gönlü terk ederken bağırır. Kazanç ile kayıp aynı anda ve aynı sebepten olur.

  3. 3

    Ben ol -i aşkım ki her kabza türâbımda

    Olur nâlende sad mecnûn bin ferhâd eder feryâd

    1Ben aşkın mahşer yeriyim ki toprağımın her avucunda

    2yüz Mecnun inler, bin Ferhat feryat eder.

    Âşık burada bir mezar değil bir mahşer alanıdır: bedeni toprak sayılır ve her avuç toprakta bir âşık kalabalığı diriltilir. Mecnûn ile Ferhâd yan yana anılırken sayılar da büyür, yüzden bine çıkar; redif bu kalabalığın tek ortak sesi olur.

  4. 4

    Ben ol bîgâne-i âlem şehîd-i aşk-ı yârım kim

    Ziyâretle ser-i kabrimde ancak yâd eder feryâd

    1Ben âleme yabancı, yârin aşkının şehidiyim ki

    2mezarımın başında beni ancak feryat ziyaret edip anar.

    Önceki beytin kalabalığı burada tek bir mezara iner ve ziyaretçi kalmaz; anan tek şey feryadın kendisidir. "Bîgâne-i âlem" âleme yabancı demek: şehitlik sıfatı bile bir cemaat sağlamamıştır. Redif böylece hem yasçı hem ziyaretçi rolünü üstlenir.

  5. 5

    Anı sen sanma zûr-ı darbe-i destinle peydâdır

    Görüp hep zahm-ı sînem hançer-i eder feryâd

    1Onu sen elinin darbesindeki güçle oldu sanma;

    2göğsümdeki yaraları gördükçe çelik hançer feryat eder.

    Yaranın sesi sanılan şey aslında silahın sesidir: hançer, açtığı yarayı görünce bağırır. Beyit failliği tersine çevirip hem sevgiliyi hem aletini âşığın acısı karşısında âciz bırakır. "Fûlâd" çelik demektir; en sert madde bile feryat edenler listesine katılır.

  6. 6

    Mu'în-i sîne-çâkândır şikâyet ma'nevî Ekrem

    Ki nâyın i'tibâr u feyzini eder feryâd

    1Ekrem, manevî şikâyet göğsü yarıkların yardımcısıdır;

    2çünkü feryat, neyin itibarını ve feyzini artırır.

    Mahlasta manevî şikâyet, göğsü yarılmış kişilerin yardımcısı sayılır; feryadın neyin itibarını ve feyzini artırdığı söylenir. Şiir kendi sanat savunmasını bu neden-sonuç ilişkisiyle kurar; dış bir menkıbe eklenmez.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 142842 numaralı sürüm esas alındı. Sayfanın ilk iki satırı olan "İbtidâ-yı Gazeliyyât" ve "Kâfiye-i dal aded-i gazel 3" kitabın bölüm künyesi ile gazel sayacıdır, şiirin dizesi değildir; ikisi de alınmadı. Kalan on iki dize altı beyte bölündü. "Aşkıñ" yazımındaki geniz n'si korundu. Mahlas kaynakta "* Ekrem" biçiminde, kapanış yıldızı olmadan dizilmiştir; yıldız atıldı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirZannetme gam-ı dehrden âzâd olacaksınRecaizade Mahmut Ekrem · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

ser-nüvişt

alın yazısı, kader

hâme

kalem

tâli'

Konuşana her an zulmeden baht

cudâ

ayrı, ayrılmış

mahşergeh

Âşığın beden toprağında Mecnun ve Ferhatların dirildiği mahşer alanı

türâb

toprak

fûlâd

çelik

müzdâd

artan, çoğalan