Zannetme gam-ı dehrden âzâd olacaksın
Redifi "olacaksın" olan bu gazel baştan sona bir kötü kehanet dizisidir: makam da eğlence de güzellik de sonunda kendi tersine bağlanır. Son beyitte kehanet şairin kendi yokluğuna döner.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Zannetme gam-ı dehrden âzâd olacaksın
Sultân-ı zamân ol yine olacaksın
1Dünyanın gamından kurtulacağını sanma;
2zamanın sultanı ol, yine de mutsuz olacaksın.
- 2
Kasdın bu meğer azm-i tarab-hâneden ey dil
ile hem-âvâze-i feryâd olacaksın
1Demek niyetin eğlence evine yönelmekmiş, ey gönül;
2çeng ile aynı sesten feryat edeceksin.
Gönül eğlence evine yönelir, fakat çıkacak ses çengin sesiyle birleşen bir feryattır. ‘Hem-âvâze’ aynı sesi paylaşmak demektir; eğlence yeri ile feryat aynı beyitte birbirinin tersine bağlanır.
- 3
Ey şûh-ı levendâne-reviş böyle giderse
Hüsn âlemine bir şeh-i olacaksın
1Ey yürüyüşü levent edalı şuh, böyle giderse
2güzellik ülkesine zalim bir padişah olacaksın.
Sevgilinin levent edalı yürüyüşü sürerse güzellik ülkesinin zalim padişahı olacağı söylenir. ‘Bî-dâd’ adaletsiz demektir; padişahlık görüntüsü aynı dizede zulüm sıfatıyla bozulur, dönem siyasetine ilişkin dış bir hüküm eklenmez.
- 4
Ey kim heves-i bend-i ser-i zülfün edersen
Havfim bu ki ber-geşte vü olacaksın
1Ey zülfünün ucuna bağlanmaya heves eden,
2korkarım ki tersine dönüp yele savrulacaksın.
Hitap, sevgilinin saçının ucuna bağlanmaya heves eden kişiye yönelir; kişi ikinci tekil fiille sürdürülür ve ‘her kim’ ile karıştırılmaz. Zülüf hem tuzak hem zincirdir. ‘Ber-geşte’ ile ‘ber-bâd’ aynı önekle başlayan iki sonuç olarak heveslinin tersine dönüp savrulacağı korkusunu pekiştirir.
- 5
Olsan da gönül -i neş'e-i şâdî
Bir gün yine âh etmege mu'tâd olacaksın
1Ey gönül, sevinç neşesiyle nara atan biri olsan da
2bir gün yine ah etmeye alışacaksın.
"Na'ra-zen" nara atan demek; gazelin ikinci beytinde başlayan ses karşıtlığı burada tamamlanır: feryat, âh, nara. "Mu'tâd" alışkanlık anlamına gelir ve acıyı bir felaket olmaktan çıkarıp bir rutine dönüştürür — kötü olan darbe değil, darbenin olağanlaşmasıdır.
- 6
Ekrem bilinir kıymetin ol mâh yanında
Bir vakt ki fıkdânın ile yâd olacaksın
1Ekrem, o ay yüzlünün yanında kıymetin bilinir
2bir vakit gelir, yokluğunla anılacaksın.
Mahlas beytinde kehanet şaire döner: Ekrem'in değeri ay yüzlü sevgilinin yanında, ancak yokluğuyla anıldığı vakit bilinecektir. ‘Fıkdân’ kayıp ve yokluk demektir; beyit bunu kesin bir ölüm ilanı diye daraltmaz.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 142898 numaralı sürüm esas alındı. Sayfanın ilk satırı olan "İbtidâ-yı Gazeliyyât" kitabın bölüm künyesidir, şiirin dizesi değildir; metne alınmadı. Kalan on iki dize altı beyte bölündü. Mahlas kaynakta "*Ekrem*" biçiminde yıldızlıdır; yıldızlar atıldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Matla beyti redifi bir kehanet kipi olarak kurar: "olacaksın" bir vaat değil, kaçınılmaz sonucun bildirimidir. "Sultân-ı zamân" dünyevî makamların en yükseğidir; hemen yanına "nâ-şâd" konunca rütbenin mutluluk üretmediği söylenmiş olur. Gazel böylece bir uyarıyla açılır.