Merdiven
Bir insanın yaşlanışını akşamın kızıl renklerine bindiren, gülün kanamasıyla mermerin tunçlaşmasını aynı cümlede toplayan ve tek dizeyi tekrarlayarak kapanan on dizelik şiir.
- 1
Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak..
Günümüz Türkçesi +
1Bu merdivenleri ağır ağır çıkacaksın.
2Eteklerinde güneş renginde bir yaprak yığını var.
3Ve bir süre ağlayarak göğe bakacaksın.
- 2
Sular sarardı... Yüzün perde perde solmakta,
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta..
Günümüz Türkçesi +
1Sular sarardı; yüzün kat kat soluyor,
2kızıl havayı seyret, çünkü akşam oluyor.
Beyit yorumu +
Suyun rengiyle yüzün rengi aynı cümlede solar; manzara ile insan arasındaki sınır kalkar. Şair bakmayı öğütlerken bakılan şeyin kendi bitişi olduğunu söylemez.
- 3
Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller..
Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller..
Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?
Günümüz Türkçesi +
1Güller yere eğilmiş, durmadan kanıyor;
2kanlı bülbüller dallarda alev gibi duruyor.
3Sular mı tutuştu? Mermer neden tunca benziyor?
Üçlük yorumu +
Kırmızı burada renk değil yara; gül kanar, bülbül kanlanır, mermer tunçlaşır. Soru işareti şairin de gördüğünden emin olmadığını, akşamın gözü yanılttığını bırakıyor.
- 4
Bu bir lisân-ı hafîdir ki ruha dolmakta
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta...
Günümüz Türkçesi +
1Bu, ruha dolan gizli bir dildir;
2kızıl havayı seyret, çünkü akşam oluyor.
Beyit yorumu +
Manzara sonunda dile dönüşüyor: renkler konuşuyor ama sesi duyulmuyor. Aynı dize tekrarlanınca öğüt bir teselli değil, kaçılamayan bir tekrar hâline geliyor.
Metnin kaynağı
Vikikaynak'ın 140702 numaralı kalıcı revizyonu esas alındı. Kaynaktaki HTML karakter kısaltmaları (â, î, û) şapkalı harflere çevrildi; satır sonu boşlukları temizlendi. Kaynak sayfada baskı/neşir künyesi verilmiyor; ikinci bir metin tanığıyla karşılaştırma yapılmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Üçlük yorumu +
Şiir emir kipiyle değil gelecek zamanla açılıyor; çıkış henüz olmamış ama çoktan kesinleşmiş. 'Ağır ağır' hem yaşlanmanın hızını hem geri dönülemezliğini taşıyor.