Kader şiirleri
52 şiir · 30 şair
Türk şiirinde kaderin iki adı vardır ve ikisi aynı şeyi anlatmaz. “Felek” suçlanabilen, kavga edilebilen bir muhataptır; “takdir” ise itiraz kabul etmeyen bir hükümdür. Şair çoğu kez birinciyle konuşur, ikincisine susar.
Divan şiirinde kader bir denge fikriyle gelir: yükselen düşer, mağrur olan ayağa kapanır. Nâbî'nin “görmüşüz” redifli gazeli bu düşüncenin en bilinen ifadesidir ve söylediği şey teselli değil, tanıklıktır.
Halk şiirinde ise kader daha çok bir eksiklik olarak yaşanır: elde olmayan irade, ermeyen murat, bulunamayan derman. Ruhsatî'de bu, doğrudan bir toplumsal şikâyete bağlanır — kaderi belirleyen şey yalnız gök değil, gücü yetenin gücü yettiğine yaptığıdır.
Bu sayfadaki şiirler kaderin bir açıklama mı yoksa bir bahane mi olduğu sorusunu farklı yüzyıllardan yanıtlıyor.
52 şiir

