Tema
Yoksulluk şiirleri
54 şiir · 23 şair
Yoksulluk Türk şiirine geç girer. Divan şiirinde fakirlik çoğu kez bir erdem olarak — kanaat, azla yetinme — anlatılır; yaşanmış bir yoksunluk olarak değil.
Değişim 19. yüzyılda başlar. Ruhsatî yoksulluğu bir hâl olarak değil, bir sonuç olarak yazar: “gücü yeten soyar gücü yettiğin”. Şikâyeti mecaza sığınmaz, failin kim olduğunu söyler.
Tevfik Fikret'te aynı öfke daha yüksek bir sesle ve doğrudan iktidara döner. Sabahattin Ali'de ise yoksulluk mahpuslukla birleşir; şikâyet artık toplumsal düzenin değil, o düzenin kişiye kalan payının anlatısıdır.
Bu sayfadaki şiirler yoksulluğun şiirde nasıl bir erdemden bir suçlamaya dönüştüğünü gösteriyor.
Arşivden
Katalogda filtrele →54 şiir

Tevfik Fikret20. yüzyıl · Manzume
Harâb-ı zelzele bir köy; şu yanda bir çatınınVerin Zavallılara!
Bedrî17. yüzyıl · Nefes / halk şiiri (kaynak birim düzeni korunmuştur)
Fakr-ı halde ey dil âbâdî kılan BektaşidirYoksulluk hâlinde gönlü bayındır kılan
Virânî17. yüzyıl · Gazel
Zâhidâ bu dünyede bir köhne şâlım var benim

Mehmet Emin Yurdakul19.–20. yüzyıl · Şiir
Şu kayıkçı, kötü yerde yakalanmış boraya;Zavallı Kayıkçı

Mehmet Emin Yurdakul19.–20. yüzyıl · Manzume
Köy muhtarı, beş yıl evvel kur'a çeken oğluyçünZavallılar
Yüsrî18. yüzyıl · Gazel · 5 beyit
Zemāne ẕāt-ı fürū-māyeyi güzįn itdi