Felek şiirleri
33 şiir · 16 şair
Felek, şikâyet edilebilen ama muhatap alınamayan bir güçtür; şiirler bu çıkmazı biçimle çözer. Fuzûlî'nin “Dost bî-pervâ felek bî-rahm devrân bî-sükûn” dizesiyle açılan gazeli tek bir fiil kullanmadan başlar — her dize adlarla ve sıfatlarla kurulmuş bir bilançodur. Fiilin yokluğu durumu değiştirilemez kılar: kimse bir şey yapmaz, her şey öylece durur.
Kul Himmet ise feleği doğrudan karşısına alır. “Kahpe felek sana nettim neyledim” dizesi bir soruyla ve bir hakaretle açılır; şikâyetin konusu da soyut değildir — gurbete atılmak, sıladan olmak, yarayı kendi kendine sarmak. Tekke şairinin kaleminden çıkan bu koşma baştan sona dünyevîdir; yara burada mecaz değil, sarılması gereken bir şeydir.
Sayfadaki altı şiirin dördü Recaizade Mahmut Ekrem'in ve hepsi Nağme-i Seher'den. Ekrem'de suçlu yer değiştirir: “Karardı çeşmime yekser cihân baht-ı siyâhımdan” diye başlayan gazelde felekte görülen bütün zulüm tek bir sebebe, şairin kara bahtına bağlanır; gökyüzü bile o bahttan sürme alır. Dışarıdaki düşman içerideki talihe dönüşünce şikâyetin muhatabı da ortadan kalkar.