Zulüm şiirleri
10 şiir · 10 şair
Gücü olmayanın zalim karşısında ne yapacağı, bu sayfadaki şiirlerin ortak sorusu. Pir Sultan Abdal cevabı bir denklem gibi kurar: “Hızır Paşa'nın zulümü var ise” diye başlayan deyişte paşanın zulmüne karşı bir âh, padişahın tuğuna karşı bir Allah konur. Şiir idamı geçersiz saymaz, yetkisiz kılar.
Divan gazelinde aynı âh çalışmaz. Necâtî Bey'in her beyti “benüm” ile biten gazeli âhının gücünü sayarken bir yandan hiçbir işe yaramadığını itiraf eder. Zalim burada devlet değil sevgilidir ve şikâyetin gideceği bir merci yoktur.
20. yüzyılda failin adı konur. Tevfik Fikret “Devenin Başı”nı oğlu Halûk ezberlesin diye yazmıştır: gövdesini boşuna sürükleyen çürük baş ehliyetsiz iktidardır ve masal, başın gövde tarafından koparılıp atılmasıyla biter. Mehmet Emin Yurdakul “Zavallılar”da bir köy kızının başına gelenleri on iki dizede, tek bir yorum eklemeden anlatır; metnin sertliği hiçbir yerde acımayı dile getirmemesinden gelir.
Süleyman Nazif zulmü tarihe taşır. Sonesi Endülüs'ün yıkılışını Küba isyanına bağlar ve İspanya'ya kendi yarattığı çaresizliğin bir gün onu yıkacağını söyler. Bu sayfadaki şiirler şikâyetin muhatabının nasıl sırayla Tanrı, sevgili, iktidar ve tarih olduğunu gösteriyor.
10 şiir





