DDizegâhDijital şiir arşivi
Bütün temalar
Tema

Gam şiirleri

39 şiir · 17 şair

Klasik şiirde gam bir kriz değil, varsayılan hâldir. Nâbî'nin “Gerçi gencîne-i âlemde cevahir bulunur” diye açılan gazeli dünyada nelerin bulunabileceğini tek tek sayar — cevher de bulunur, kâfir de — ve zor olanı sona saklar: sevincin ayağını kalbe alıştırmak. Gam zaten hazırdır; emek isteyen onun karşıtıdır.

Aynı kelime Muhibbî'de bir yönetim diline bürünür. Gerçek bir divanı olan padişah, mahlasıyla yazdığı gazelde “Pâdişâh-ı 'aşkam u dil defter u dîvân bana” der: gönül defterdir, dert ve mihnet sözleri de unvan yerine geçer. Gam burada çekilen bir şey olmaktan çıkıp sayılıp yazılan bir mülke dönüşür.

Sayfadaki on şiirin yedisi Recaizade Mahmut Ekrem'in ve hepsi Nağme-i Seher'den. Ekrem gamı bir sebep sonuç zincirine bağlar: “Zuhûr-ı tâb-ı gam dag-ı dil-i sad-çâktendir hep” dizesiyle açılan gazel her beyitte bir hâli sebebine iliştirir ve sonunda derdin gafletten değil idrakten geldiğini söyler. “Bir mürg-ı felâket-zedeyim bâl ü perim yok” diye başlayan gazelde ise gam bir yoksunluk envanterine iner: kanat yok, yer yok, haber yok, kıvılcım yok.

Üç kuruluş üç ayrı işe yarıyor. Nâbî'de gam bir hikmet ölçüsü, Muhibbî'de bir saltanat sıfatı, Ekrem'de bir teşhis. Bu sayfa kederin kendisini değil, kederin hangi dile tercüme edildiğini izliyor.

Dönemsel dağılım
115. yüzyıl
616. yüzyıl
116.–17. yüzyıl
617. yüzyıl
417.–18. yüzyıl
518. yüzyıl
118.–19. yüzyıl
1319. yüzyıl
2Dönemi kesinleşmemiş
Arşivden

39 şiir

Katalogda filtrele →
Bu şiirlerin paylaştığı başka temalar